Wilbur Smith Bir Avuç Kum

Kitabın baş kahramanı olan Jake Barton profosyonel bir araba tamircisidir.Arabalara ve mesleğine olan merakı onu adeta hastalık gibi sarmıştır.Herhangi bir araba gördüğünde onun sesinin yaşlı bir adamın öksürüğüyle , genç bir çocuğun neşesiyle bağdaştırmaktadır.

Jake Barton o kadar ünlüdür ki halk arasında onu tanımayan yoktur.Ünü adeta bütün Doğu Afrika’ya yayılmıştır. Jake Barton uzun boylu,sarı saçlı, yeşil gözlü kendi tabiriyle krank mili gibi eğik vucudu olan maddi değerlerden ziyade maneviyata önem veren bir tiptir.

Jake Barton 1935 yılının Mayıs ayında hükümet tarafından satışa çıkarılan ikinci Dünya Savaş’ında Almanları önünde çil yavrusu gibi ezip geçen zırhlı araçların motorlarını almak üzere açık artırma usulü bir ihaleye katılır ve burada bulunan beş adet zırhlı araç motorunu kendine göre çok uygun bir fiyata alır.İhale esnasında kendisine zorluk çıkartan Binbaşı Gareth Swales’le tanışır.Uzun zaman süren kaygılardan sonra; ikisi başbaşa verip bu motorları uzun çalışmalar sonunda tamir etmeyi başarırlar.Jake Barton bu motorları yurt içinde satmak ister.Fakat Binbaşı Gareth Swales yurt dışında zengin dostlarının ve tüccar tanıdıklarının olduğunu bu nedenle motorları gemi ile kaçak olarak yurt dışına çıkarmak ister.

Bu iki otomobil ustası araçları anlaşılmasın diye tamamen boyarlar,tanınmaz hale getirirler.Motor şaşe numaralarına kadar değiştirirler.Artık her şey hazırdır.Araçları çölden geçirerek Doğu Afrika’dan Dares Salaam kıyılarına götürebilecek planı yapmış, erzaklarını almışlardır.Hazırlıkları tamamlayarak, kiraladıkları şöförlerle ilerlemeye başlarlar.Fakat Jake Barton’un vahşi adını verdiği 1915 model en güvendiği, Fransız Kralının makam otosu olan aracın karbirötörü arıza yapar.

Bunun yenisini bulmak çok zordur.Hele çölün tam ortasında imkansızdır.O bölgede üç günlük maceradan sonra Fransa’da bir vilayette bir valinin arabasını çalmak ve karbirötörünü sökmek için valinin çirkin kızını ayartıp arabanın karbirötörünü çalarak çöle geri dönerler.Uzun zaman ve uğraşlardan sonra yollarına devam ederler.Bu arada gece olmuştur.O gece çölde konaklamak zorunda kalmışlardır.Bu esnada başlarına bir sürü olay gelir.Vahşi hayvanların saldırısına uğrarlar.

Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Dares Salaam kıyılarına ulaşmayı başarırlar.Burada binbaşının samimi dostu Garetlos vardır. Bay Garetlos ünlü bir deniz kaçakçısıdır..En büyük malları en ucuza mal etmiş mal kaçakçılığında ünlü bir isimdir.Uzun boylu, bir gözünde yakın merceği olan, devamlı puro içen, içki kadın ve para düşkünü olan bir insandır.Garetlos dostu Binbaşının ona vaadettiği iki araba yerine beş araba görünce bunların yurt dışına çıkarılmasının onlara hem maddi yönden hemde gizlilik açısından zor olduğunu ifade ederek, Arabistan, Hindistan ve doğunun tüccarlarının kaçakçılık yaptığı gemileri beklemelerinin zorunlu olduğunu söyler. Uzun bekleyişler sonunda İngilizlerin Danakil ve Galla bölgesinden zenci köle kaçakçılığı yapan bir savaş gemisine uzun çabalar sonunda araçları yüklerler

Gemide türlü milletlerden insanlar vardır.Gemi kaptanı Papa Dopoulos uzun saçlı, iri kaslı dikdatör bir insandır. İngiliz ordusunda görev almış yapılan bir haksızlık yüzünden İngiliz devletince vatan haini sayılmıştı.O güne kadar devleti için çalışan Papa Dopoulos artık bir kaçakçı olmuştur. Ve o bölgede denizde dolaşan İngiliz devriyeleri ile sürekli çatışmalar vermiştir.Eski bir asker olması ve devamlı bu çatışmalardan üstün çıkması gemideki insanlara güven veriyordu.Gemide bulunanlardan biride kara köleklilerin Arfika kıtasındaki Savaş birliklerinin en kıdemli subaylarından biri otuz yıl orduda hizmet görmüş ve iki savaşa katılmış Binbaşı Castelan’iydi.Gemide asker kişilerin bulunması hem kaptanı hemde arabaları kaçıran Jake Barton ve Binbaşı Gareth Swales’i memnun ediyordu.

Gemi yavaş yavaş Asmara kıyılarına yaklaşırken onun karşısında İngiliz donanmasının iki filo kuvveti kadar deniz muharebe araçları kıyıyı çevre içerisine alacak şekilde hazır beklemektedir. Eski bir savaşçı ve asker olan kaptan Papadopaulos, durumu fark eder filosuna geri dönüş için emir verse de düşman ateşinden kısmen kurtulamaz.Gemisinin silah mürettebatı sağlam olduğundan ateş emri verir.Fakat gemisinin kamarasına gelen mermilerden kısmen yaralanan ve ölen insanlar ve otomobiller zarar görür.Bu durum en çok Jake Barton’u üzer ve kederinden hasta olur.Gemi tekrar denize dönmüştür. Ateş kesilmiş, Papadopaulos bir İngiliz Generalini vurmayı başarmıştır.Gemisinde hasar bulunan Papadopaulos için araçlar bir külfet olduğunu söyler ve gördüğü en yakın adaya Jake Barton’u , Binbaşı Gareth Swales’i ve kısmen zarar gören araçlarını atmak ister.Bu durumu kabul eden Jake Barton amaçlarına tam ulaşmadıkları için kaptana para vermek istemez. Bunun karşılığı olarak Papadopaulos otomobillerin en güzelini almak ister. Jake Barton vermek istemeyince tartışırlar ve Papadopaulos onu ayağından vurur.

Jake Barton ve Gareth Swales bir anda kendilerini dört adet arabayla Afrikanın Rasa kentinde bulurlar.Burada da İngilizlere cephe almış hücüm hazırlığı yapan Albay Ras komutasında bir gerilla örgütüne rastlarlar.Jake Barton ve Gareth Swales bir anda kendilerini örgütün seyyar atelyesinde uzun namlulu silah ve obüs araçlarının tamiratında görev alırlar.Bu durumdan ikiside hoşnut değildir.Ama yiyecek giyecek bakımından muhtaç oldukarı için mecbur kalırlar.Albay Ras komutasındaki örgütte İngiliz donanması ve kara harbine dayanamamıştır.Albay Ras ve iki otomobil ustasını esir alan İngilizler , Jake Barton ve Gareth Swales’i ağır sanayide kullanıyor, onlardan faydalanıyordu.Albay Ras İtalyan asıllı zeki bir insandı.Jake Barton ve Gareth Swales’e kaçma teklifinde bulundu.Jake Barton ve Gareth Swales arabalarından birer adet almak istemişlerdi.Albay Ras riskli olacağını düşünmüş araçları askeri amaçlı kullanmayı bahane ederek İtalyada Etipyo bölgesinde tamir edeceğini İngiliz karargah subayı Yüzbaşı Kont’a kabul ettirmiştir.Bunların başlarında gitmeyi teklif etmeyen Ras dikkat çekmek istemiyordu. O gün için Yüzbaşı Kont karargahında bol içkili bir balo düzenler.İçki yerine su içmeyi ve sirke içmeyi başarabilen üç arkadaş Etipyo bölgesine geçiş yapmak üzere yolu yarılamış olan dört adet araçları götüren konvoya yetişmişler.Konvoyun başında başkomutan General Bodaglıo vardır.Kendilerini Yüzbaşı Kont’un gönderdiğini söyleyen üç kafadar kendilerini tutuklatmak isteyen Generali esir alırlar.İtalyan asıllı Albay Ras en kestirme yolları bildiğinden konvoyun hemen rotasını değiştirir. Generalin adamlarından dördünüde silah zoruyla teslim alırlar.Kestirme yolu kullanan Albay Ras komutasındaki konvoy dört saatlik yolun ilerisinde İtalyan zırhlı araçlarına ve CV 3 süvari tanklarına rastlar.Albay Ras kıtanın başkomutanı General Gregorius’un çok iyi dostuydu. Uzun yıllar cephede beraber savaşmışlardı. Arabalarını üs bölgelerinde garanti altına aldıktan sonra, onlarda İngiliz ordusuna karşı İtalya ordu karargahında görev aldılar. Jake zırhlı bir Priscilla’nın nişangahından, Binbaşı Swales ise CV 3 süvari tanklarının sevkinden sorumlu olurlar. İtalyan ordusunun İngiliz
kuvvetleriyle karşılaşması; uzun bir vadinin aşılması sonucunda gerçekleşti.Bir anda sıcak çatışma başlamış Jake’nin bulunduğu Priscilla nişangahı ufak tefek sıyrıklarla atlatıyordu.İngiliz hava kuvvetlerinin gelmesiyle olay bir anda değişti.Binbaşı Gareth Swales bulunduğu tankın üzerine uzun namlulu makineli tüfeklerle ateş açılmıştır.Bınbaşı vucudun tam ortasından büyük bir darbe alarak ölmüştür.Jake ise İtalyaya döndüğünde arabalarının çalındığını öğrenir ve bir tamir atelyesinde yaşamına devam eder.Unutulmaz acılar yaşar, arkadaşı için kahrolur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>