Steve Martini Yargıç

Steve MARTINI yargıç adlı eserinde, Amerikan adli sisteminde yaşanan güncel bir soruna, iyi polis- kötü polis sorununa değinmiştir.

Kitabın daha ilk sayfalarında, katı değişmez tutumu ile Yargıç Armando ACOSTA karşımıza çıkar. Bir grup kötü polisin faaliyetleri büyüteç altına yatırılınca bu işi yönetme görevi kendisine verilir. Eserin bir diğer baş kahramanı, Paul MADRIANİ bu işe bulaşan polislerden birinin avukatlığını üstlenince de ACOSTA ile yolları kesişir.

MADRIANİ, küçük kızı ile yaşayan yalnız bir avukat olmasına rağmen, sivri dili ile Yargıcı deli eder ve uzlaşma sağlanamadan mahkeme günü beklenir. Andından yaşanan şok bir gelişme kitabın tüm kahramanlarını birer şüpheli durumuna sokar.

Bir sabah MADRİANİ uyandığında her televizyon kanalında ACOSTA adını duyar. Söylenildiğine göre ACOSTA gece bir kadınla otel odasında para karşılığı buluşmuş ve tam bu sırada polis baskını yapılmıştır. Avukat, bu duruma çok da fazla üzülmediğini düşünürken Savcı Yardımcısı arkadaşı tarafından aranır, Savcılığa gider ve orada arkadaşı Lenore ile Baş Savcının kavgalarına şahit olur. Kavganın çıkış sebebi gece yapılan baskındaki kadındır; çünkü kadın, polis hesabına çalışan polis okulu öğrencilerinden biridir. Sonuçta Lenore işten kovulur ve MADRIANI ile beraber çalışmaya başlar.

Bu sırada baskın olayı karışır ve baskında yem olarak kullanılan kadın sokakta ölü bulunur. Bu iş aslında MADRIANI’nin de işine gelir; çünkü almış olduğu polis davası artık kolay bir hale gelmiştir. Ancak günün birinde bürolarından içeri orta yaşı geçmiş, olgun ama güzel bir kadın girdiğinde tüm hayatları değişir. Kadın, kocasının bir cinayet zanlısı olarak yakalandığını ve kefaletle bile serbest bırakılmadığını söyler. Avukat olarak kahramanlarımızla anlaşmaya çalışır, Lenore ve MADRIANI davayı kabul ettiklerinde çok zorlu bir mahkemeler silsilesi de başlar; çünkü artık onlar ACOSTA’nın avukatlarıdır.
Davanın kazanılması kolay değildir. Bütün deliller Yargıç’ın aleyhinedir. Avukatlar gizlice girdikleri kurbanın evinde hiç ummadıkları bir şeyle karşılaşırlar; çünkü kurban, dışarıda değil evinde öldürülmüştür. Hemen evden kaçarlar ve dava başlar. Davanın diğer ucunda Lenore’yi işten kovan baş savcı vardır ve artık polis teşkilatı da kahramanlarımıza cephe almıştır. MADRIANI’nin evine ani baskınlar düzenler, evine uyuşturucu koyarlar. Kızını elinden almaya kalkarlar; ancak tüm bu çabalar avukatların Yargıcın suçsuz olduğu inancını kuvvetlendirmekten başka işe yaramaz. Davaya dört elle sarılan avukatlar pek çok sıkıntıdan sonra Yargıcın suçsuz olduğunu kanıtlarlar.

Kitabın son bölümünde hiç beklenmedik bir saldırı ile katil yakayı ele verir. Mahkemenin son gününde mahkemeye bakan Yargıcın odasında tüm deliller toplandığında avukatlarımız delil odasını gizlice ziyaret ederler. Orada kendilerini sürpriz bir konuk beklemektedir; Baş Savcı. Sokaklara taşan bir kovalamacanın ardından Savcı tren tarafından ezilir ve aslında kurbanla, evli olan Savcı arasında bir ilişki olduğu, kurbanın savcıyı tehdit ettiği ve bu nedenle de öldüğü anlaşılır. Kurbanın asıl erkek arkadaşı olan bir başka polis de eve gelip ölü bir bedenle karşılaşınca paniğe kapılır ve onu evden çıkartarak çöp tenekesine atar.

Kitap, mutlu sonla biten, zaman geçirmek için okunabilecek, tahmin yeteneğinizi geliştiren bir eser. Boş zamanınız varsa ve biraz heyecan arıyorsanız tavsiyem bu kitabı okumanızdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>