Oktay Sinanoğlu Hedef Türkiye

Yazar kitabın özünde Türkçenin Türkiye için önemi, güçlü bir Türkiye için eğitimin amacı nın ne olması gerektiği, Avrupa birliğine ne dememiz gerektiği ,Türkiye ve Türk dünyası üzerinde oynana oyunlar, Avrupa ülkeleri ve Amerika ile olan ilişkileriniz, Türk dünyasının nasıl olması gerektiği, içten ve dıştan Türkiye ye yapılan saldırılar karşısında Türkiye’nin tutumu , yeni dünya düzeninde Türkiye nin geleceği gibi konuları ele almıştır. Kitabı bu bağlamda ele alırsak;

Türkçe olmadan Türk Kültürü olmaz,
Türk Kültürü olmadan Türk Kimliği olmaz,
Kimliksizin öz güveni, özüne itibarı yoktur,
Özüne itibarı olmayanın haysiyeti olur mu?
Türk dediğin haysiyetsiz yaşamaz.

Türkiye nin bütünlüğü, Türk adının tarihte kalıp kalmayacağı, Türk Dünyasıyla birtakım ilişkiler kurulup kurulmayacağı bütün bunlar ve insanlarımızın onurlu, haysiyetli, kendine güvenen insanlar olması, olmaması, bütün bunlar Türkçe’ye bağlıdır. Bu sebeple eğitimim kesinkes Atatürk’ün defalarca üstünde durduğu gibi tümüyle Türkçe olması gerekir. Bu her ülkenin anayasasında vardır ve bizim anayasamızda da var. Tarihimiz on bin yıllıktır,inanılmaz bir şey tarihin en eski milletiyiz ve dilimiz tarihin en geniş ve en eski dilidir. Bunları Atatürk, zamanında, Türkçe’nin ne kadar yaygın olduğunu, tarihteki kavimlerin bir çoklarının dillerinin Türkçe olduğunu, bazen sanki ispatlayacak şekilde bazen de belki sezgiyle söylüyordu. Sonra 60’lardan, 70’lerden sonra sanki bu laflar ciddiye alınmaz gibi oldu Türkiye de. Fakat şimdi dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan yeni buluşlar Atatürk’ün ne kadar haklı olduğunu, hatta az bile söylediğini göstermektedir. Şimdi biz dünyanın en köklü tarihine, en köklü, en büyük ve en yetkin diline sahibiz.

Biz binlerce yıldan beri dünyaya medeniyeti getiren bir milletiz. Dünyada gelmiş geçmiş en büyük medeniyeti kuran kimlerdir biliyor musunuz. Şu anda Çin sınırında, fizikende katliamdan, soykırımdan geçirilmekte olan Uygur Türkleridir. Uygur Türkleri binlerce yıl evvel, o zamanın çok yüksek teknolojisini, sulama tesislerini, edebiyatı, felsefeyi ve bilimleri icat etmişlerdir. Bu gelişme zamanla ondan sonraki Türk devletlerine de geçmiş, ondan sonra İslamiyet’in kabulü ile bu medeniyet, bu Asya medeniyeti, bu derin ve köklü medeniyet, İslam dünyasına getirilmiştir. Biz bunları Avrupa dan, Fransa dan almış değiliz ve İslam dünyasına da getiren biziz. 1953’e dek, Türk okullarında, tüm dersler, üstün vasıflı öğretmenlerce, Türkçe olarak verilir, en önemlisi, sorgulamayı, muhakeme etmeyi, düşünmeyi öğrenirdi. Bugün bunlardan eser kalmamıştır. Amerikan, İngiliz danışmanların, ve onların güdümünde olanların marifetiyle, önemli dersler seçmeli derse dönüştürülmüş, a/b/c gibi doğru cevabı işaretleme türü sınavlarla düşünme yeteneği körleştirilmiş, dershanelerde böyle sınavları geçmeyi öğrenen ezberci kitleler oluşturulmuştur. En kötüsü, devlet eliyle, sonra cemaatlarca, sonrada kar güden eğitim akbabalarınca, eğitim dili İngilizce olan sayısız “kolej”ler, benzeri Anadolu liseleri, dahası Anadolu İmam-Hatip liseleri açıldı. Açık söyleyelim milletimize 47 yılda yutturulan bu oyun, yabancı dille eğitim ihaneti kendi öz kaynaklarımızla kendimize yaptırılan İngiliz misyonerliği demektir.

İlla Avrupalı olacağız diyoruz ya…Ben demiyorum. Birileri bizi Avrupalı yapmaya çalışıyor, Avrupa devletine sokmaya çalışıyor, ama kimse de çıkıp bu ne getirir, ne götürür, milletimize açıklamadı. Böyle garip bir ülkedeyiz. Avrupalı batılı ise bize: “siz ilkel bir kavimsiniz, barbarsınız…”diyor. Tabii aslında o, aynada kendisini görüyor. Çünkü kaç kere, en sonda Osmanlı atalarımızın öğrettiği insanlığı bunlar gene unutmuş. Fakat zamanı gelmektedir, bunlara insanlığı bir daha öğreteceğiz. Hoş görü, insan hakları kim diyor bunları; Fransa dan falanca bakanın hanımı geliyor Ankara da insan hakları diye dersler vermeye kalkıyor, işin acı tarafı karşısındaki insanlarda karşısında ezilip büzülüyor. Bu millet bu kadar haysiyetsiz bir hali hak etmişmidir. Bu kabul edilemez bir şey. Bizimde haysiyetimiz, şerefimiz var. O Fransız veya Amerikalı, yada holigan bozuntusu İngiliz gelip bize insan hakları dersi vermeye kalksa; onlara iki çift laf etmemiz gerekmez mi. İngiliz’e “Ee, sizin İrlandalılar nasıl bu günlerde” demek gerekmezmi. Çünkü o İngilizlerin yapmadığı soykırım kalmamıştır İrlandalılara. Yahut bir Fransız bize insan haklarını öğretmeye kalktığında “sizin Cezayirliler nasıl” demek hiçte yanlış olmaz.

Amerikalı kovboylar gelse bize insan haklarından bahsetse kızılderililer onlara ne derdi acaba. Bilindiği gibi kızılderililer 1860’lardan beri Amerikalılar tarafından inanılmaz katliamlara uğramışlar; hatta ve hatta hiç kendileri ile savaşmadan çiçek hastalığından ölen hastaların üzerinden toplanan battaniyeleri insani yardım yapıyoruz diye kızılderili kabilelere dağıtmışlardır. İşte bize insanlığı, insan haklarını anlatmaya gelenlerin zamanında yaptıkları insanlık dışı şeylerdir bunlar. Ama yinede Amerika’ya, İngiltere’ye veya Fransa’ya karşı olunmamalı, insanların hepsini sevmek gerekir. Ama bizi böylesine haysiyetsiz bir şekilde, tepemize binerek, aldatarak, tarihte yok etmek isteyenlerin de karşısında duracağız.

Bizi tarih sayfalarından savaş meydanlarında silemeyenler; bunu değişik senaryo ve oyunlarla gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Kıbrıs hadisesinde milletimiz bunu biraz anlar gibi oldu ama sonra yine unuttu. Önümüze değişik senaryo ve oyunlar sürüyorlar ve onları sanki gerçekmiş gibi oynamaya kalkışıyorlar. Kültürümüzü, anadilimizi, yazımızı vb. Gibi milletimize has bu hassas konuları yavaş yavaş hissettirmeden değiştirmeye çalışıyorlar. İşin acı tarafı bizden bazı kişilerde bu senaryo ve oyunlara çanak tutuyor. Fakat burada anlatılmak istenilenden şu mana çıkmasın: biz batıya karşıyız da, ondan nefret ediyoruz da, vb. değil. Herkesle iyi geçineceksin., herkesle siyasetini yapacaksın, ticaretini yapacaksın, bilgi nerede ise ona ulaşmaya çalışacaksın.

Dünyada ve Türkiye’de Yeni Dünya Düzeni

Yeni dünya düzeni adı altında yapılan şeylerin farkında olup ta buna tepki gösterenlerin toplantısında bulundum. Bu kişilerde öyle çoluk, çocuk değil Avrupa’nın birçok ülkesinden her dalda alim adamlar. Daha sonra ki günlerde konuşmalarımızda dedim ki bana herkes on gündür yakında bir olay olacak, hatta bundan üçüncü dünya harbi bile çıkabilir. Biz bunları yıllar önce söylemiştik, şimdi vay canına siz bunları söylemiştiniz diyorlar.

Ankara’ya geldiğimizde çocuklara uğradık herkeste kıpırdanmalar var, bir şeyler olacak; bir şeyler olacak. Aradan fazla geçmedi eve gitmiştim; arkadaşın aradı ve bana televizyonu hemen aç Amerika batıyor dedi. Yerimden fırladım ve televizyonu açtı ki kule olayı olmuş. Eskiden bir şeyler söylediğimizde beş on sene sonra oluyordu. Şimdilerde bayağı hızlandılar; üç saat önce konuştuğumuz şeyleri gerçekleştiriyorlar. Bu olayda uçaklar nereye vuruyordu? Vurulan yerler Dünya Ticaret Örgütü, WTÖ; bu yeni dünya düzencilerinin fiziki, görünen bir simgesi. Birde bunun araçlarından olan Pentagonun istihbarat kanadına vuruyor. Burada açık seçik bir bildirim var. Adamlar WTO’nun 80’incin katına dalıyor ve bu kattan itibaren 20 kat J. P. Margon Bankasına ait. Bu bankanın da ne olduğunu sizler iyi bilirsiniz. Buda yetmezmiş gibi birde onun sopası olan pentagona dalıyor, “Bak, sopanı da kırarım gibilerinden. Olanlar oluyor, Amerika Afganistan’a vurmaya başlıyor ve dünya bundan övgüyle söz ediyor. Ama kinse Pentagonun üzerindeki elektronik tedbirlerin önceden kapatılıp, uçaklar oraya dalarken hiçbir alarm sisteminin çalışmadığı konusunda açıklama yapmıyor. Halbuki Pentagon üzerinden sinek geçse, hemen otomatik roketler devreye girermiş; ama neden girmemiş.

Neyse gel gelelim işin sonrasına; allem ettiler güllem ettiler neymiş efendim Usema Bin Ladinmiş, Müslümanlarmış derken işi yine Müslümanların üzerine yıkıverdiler.

Oktay Sinanoğlu Hedef Türkiye” üzerine 10 düşünce

  1. oğuzhan

    sanane lavuk diyen
    sana giren anana babana sana 7 ceddine girmişler ki böle konuşuyon

  2. oğuzhan

    hocanın yazısının altına böle yazmak istemezdim kusura kalmayın
    lan lavuk ne olur sana ulaşacaım bir yol göster

    senin ilacın bendede

  3. çağrı bulut

    barovo size bütün kitaplarınızı zevk ile okuyorum ve bu kitaplarınız sayesinde düşüncelerimi mantıklı yapabiliyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>