Necati Cumalı Zeliş

Bu kitapta çarpıcı bir aşk öyküsü ekseninde gelişen tütün ekicilerinin özel yaşantıları anlatılmaktadır.Kitabın konusu, Urlaya 8-10 kilometre uzaklıktaki tütün bahçeleri mezralarında geçmektedir.

Bu bölgelerde yaşayan halkın çoğu buralara muhacir olarak göç eden Bulgar göçmenlerinin çocukları ve torunlarıdır. Kültür ve yaşayış bakımından yerli halktan bariz farklılıklar göstermektedirler. Sadece karın tokluğuna çalışmaktadırlar. Geleceğe yönelik hiçbir planları yoktur. Yerleşim yerleri birbirine yakın 100-200 metre aralıklarla dağ evi biçiminde kurulmuştur. Elektrik yoktur. Mum ve idare lambası ile aydınlanıyorlar, yemeklerini ocaklarda odun ile pişiriyorlar, erkenden yatıp erkenden kalkıyorlar.

İzmirin Urla ilçesi halkı geçimlerini çiftçilikle sağlamaktadırlar. Mevsim şartları gereği genelde tütün işlemeciliği yapılmaktadır.

Receb’in Urlada şehrin yedi-sekiz kilometre dışında 10 dönüm tütün tarlası vardır. Geçimini sadece bu tarlanın ürünü ile karşılamaktadır. Hasat bitince başkalarına çay ve zeytin toplamaya gündelikçi olarak gitmektedir. Recep’in 4 çocuğu vardır. İlk iki kız kocaya kaçmıştır. Şimdi ise yanında 17 ve 8 yaşlarında iki kızı daha vardır. Büyüğü Zeliha (Zeliş), küçüğü ise Rabiye’dir.

Recebe ait bir tane de keçi bulunmaktadır. Bu keçiden alınan süt sadece sabahları birer bardaktır. Bir gün keçi bağlı olduğu ipi kırarak Kadıovacıklı Ali Onbaşının tarlasına girer. Kızlar keçiyi almaya gidince orada Zeliş ile Cemal birberlerini görür ve aralarında bir elektriklenme oluşur. Sonra zamanla mektuplaşmalar ve buluşmalarla bu elektriklenme aşka dönüşmüştür, artık gözleri hiçbir şeyi görmez olur. Ne başkalarının ne de anne-babalarının fikirleri.

Recep ise kızı Zeliş’i şehrin biraz varlıklılarından Bekir’e sözlemiştir. Zeliş’in rızası yoktur ama babası öyle istiyordur. Devamlı Bekirden borç para alarak sana Zeliş’i vereceğim sözüm söz diyerek 100 TL’ye yakın borcu olmuştur.

Cemal ile Zeliş gizli gizli buluşurlar ve mektuplaşırlar. İlişkileri ilerlemeye ve kara sevdaya dönüşmeye çoktan başlamıştır bile. Bu arada hasat zamanı sona ermiştir. Artık Urlaya dönüp şehirde bir iş bulma zamanı gelmiştir. Bu işler genelde bekçilik veya varlıklı ailelerin kapılarında kapıkululuktur. Eşyaları toplarlar, eşeğe yüklerler ve yola koyulurlar. Bekir, Zeliş ile Cema’lin ilişkisini duyar, Zeliş’in babasının da onayını alarak Zeliş’i kaçırma planı yapar. Babası ve Rabiye eşek yüküyle önden giderken Rabiye Bekir’ i bir araba ve arkadaşlarıyla yol kenarında görünce şüphelenir ve koşarak Zeliş’e haber verir. Zeliş hemen oradan ayrılır ve Cemal’ in yanına gider, kaçış süreci başlar. Daha sonra herkesin haberi olur. Bekir jandarmaya haber verir ve sözlüsünün kaçırıldığını iddia eder. Bir süre sonra jandarma ve Bekir’ in arkadaşları Cemal ile Zeliş’ in peşlerinden gitseler de izlerini kaybederler. Yaklaşık 8-10 gün kaçak dağlarda, ağaç kovuklarında, yıkık, uçuk ve virane yerlerde saklanırlar. Kuytu bir ev bulurlar ve bir haftaya yakın burada kalırlar.

Yeme ihtiyaçlarını komşu bahçelerden çaldıkları domates, salatalık gibi sebzelerden karşılarlar. Zamanla onlar da tükenir. Bir zeytin bahçesinde yevmiyeci olarak işe başlarlar. İki güne yakın çılıştıktan sonra ihbar edilirler. Köyün bekçisi ve jandarmalar tarafından yakalanırlar.

Mahkemeleri yapılır. 18’ini doldurmasına birkaç ay kaldığından Cemal, Zeliş’ i alıkoymak suçundan hapse atılır. Zeliş ise babasına teslim edilme kararı ile Cemalden ayrılır, ama bir türlü hapishane önünden ayrılamaz. “Suç benim. Cemal beni kaçırmadı, ben ona kaçtım” diye haykırsa da kanun Cemal’i suçlu bulmuştur. Ancak Zeliş’in babasının suçlamadan vazgeçmesiyle Cemal kurtulacaktır. Ama babası inat eder. Aynı zamanda Bekire olan borcunu düşünmektedir. Ne de olsa kızını Bekire sözlemiştir. Hapishane önünde nerdeyse Urlanın halkının yarısı toplanmıştır Zeliş’in haykırışlarını dinlerler fakat ellerinden bir şey gelmez. Orada bulunan halkı Zeliş’in haykırışları zamanla kışkırtır. Şikayetini geri olması için içlerinden bazıları Recebe baskı yaparlar. Baskı altında kalan Recep şikayetini geri alır.

Romanın sonunda; Cemal hapisten çıktıktan sonra Recep’in rızasıyla Zeliş ile evlenir. Artık geleceğe yönelik planlarını gerçekleştirmek üzere İzmire gitme vakitleri gelmiştir.

Tüm Urla halkı terminale onları uğurlamak üzere giderler. Herkese veda ettikten sonra otobüse binerler ve İzmire doğru hareket ederler. Zeliş ile Cemal umutlarlarını ve hayalleri gerçekleştirmek üzere bindikleri otobüsle gözlerden kaybolurlar.

Necati Cumalı Zeliş” üzerine bir düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>