Hans Fallada Ayyaş

1. GİRİŞ : Ervin ticaretle uğraşan 40 yaşlarında iş adamıdır. İşe başladıkları ilk yıllarda zeki ve becerikli karısı Magda’nında yardımıyla çok para kazanmışlar ve bulundukları şehrin sayılı zenginleri arasına girerek bahçeli bir villa bile almışlardır. Ancak karısı kadar zeki ve becerikli olmayan Ervin karısının işlerden elini çekip ev ve bahçe işleriyle ilgilenmeye başladığı günden sonra iflasın eşiğine gelmiş ve bu sıkıntısını başlangıçta bira, sonraları rakı ve daha ağır içkilerle unutma yoluna gitmiştir.
2. GELİŞİM : Ervin işlerin kötüye gidişini karısı Magda’ya birtürlü söyleyememektedir. Üstelik çok korktuğu karısının içkiye başladığını öğrenmesini de istememektedir. Magda’nın kendisini bir sağlık bakım yurduna gönderterek işlerin başına oturduktan sonra bütün servetine konacağından korkmaktadır. Ama bir türlü yeni başladığı alışkanlığından vazgeçemiyor. Her gece şehrin dışındaki küçük bara gitmekten kendini alamıyor. Üstelik barmen kız Elinor’a aşık olmuştu ve onu görmeden günün bitmesi dayanılmaz geliyordu. Bir süre sonra karısı içki içtiğini öğrenmiş ve onu bir doktora gitmesi konusunda her akşam zorlamaya başlamıştır. Ervin’in her işine karışan karısına bir ders vermek ve rahat rahat içebilmek için iki haftalığına evden uzak kalmaya bir otele yerleşmeye karar vermesi uzun sürmedi. Ancak otelci ve dolandırıcı Lobedenz onu son kuruşuna kadar sömürmüş evden karısının gümüşlerini ve mücevherlerini çalarak kendisini içki ve konaklama bedeli olarak ödemesi konusunda ikna etmişti. Ervin sarhoş halde karısının mücevherini alırken karısına yakalanmış onu etkisiz hale getirmek için boğazına yapışmış bu esnada evin hizmetçi kızı Else polisi çağırmıştı. Ervin karısının gümüş takımlarıyla kaçmayı başarmıştı ama polis onu kısa sürede yakalamış ve öldürmeye teşebbüsten mahkum olmuştu. Üstelik yakalanmasını kendisini sarhoş ettikten sonra bütün parasını alan barmen sevgilisi Elinor sağlamıştı. Gümüş takımları da Lobedenz’e kaptırmıştı. Acısı çok büyüktü. Sevdikleri tarafından aldatılmış meteliksiz ve de hapisteydi. Hapishane hayatı tecrübeli mahkum arkadaşı Morthorst’un tavsiyeleri ve suçunun hafifletici nedenlerle indirilmesi sonucu 6 ay sürdü. Ancak eski hayatına dönmesine izin verilmemiş öncelikle sağlık ve bakım yurduna gönderilerek alkolü bırakmasına, daha sonra serbest bırakılmasına karar verildi. Sağlık bakım yurdundaki zor günlerin sonuna doğru tamda baştabip hakkında olumlu rapor düzenlemek üzereyken karısı ziyaretine gelerek kendisinden boşanmak istediğini ve önceden beri nefret ettiği ticari rakipleri Heinz ile işleri birleştirmeye daha da önemlisi evlenmeye karar verdiklerini söylemesi onu çılgına çevirmiştir. Görüşme odasında karısına yağdırdığı hakaretler baş tabibin kulağına gitmiş ve raporunu olumsuz yönde vermesine neden olmuştu. Artık ömür boyu o hastanede kalacaktı. Özgürlüğünü, ailesini, parasını, saygınlığını, herşeyini kaybetmişti. Ölmeden önce son isteği bir şişe rakı oldu. Ama eski dostu ona önceki gibi tatlı gelmedi. En güvendiği dostu da son nefesinde onu yalnız bırakmıştı.
3. ANA FİKİR : Hayatın bütün olumsuzluklarına rağmen alkolün asla bir dost olamayacağı insan hayatında ancak yıkıcı etkilerin olabileceği ve onun sahte dostluğuna asla güvenilmeyeceği vurgulanmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>