Garcia Marquez YüZ Yıllık Yalnızlık

Yazar Yüzyıllık Yalnızlık adlı eserinde özetle; çocukluğunda kendisini etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarmaya çalışmıştır. Çok kasvetli, kocaman bir evde toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen bir yığın akraba arasında geçen günlerini anlatmaktadır.
“Albay Aureliano, Macondo denilen yirmi hanelik kerpiç bir köyde yaşamaktadır. Söz konusu köye her yıl Mart ayında çingeneler gelmekte ve köyde şenlikler düzenlemektedirler. Bunun yanında da bir takım medeniyet aletlerini köye getirerek köyün gelişmesine katkıda bulunmaktadırlar.
Albay Aureliano’nun geniş bir ailesi bulunmaktadır. Ailenin her ferdinin yaşam tarzı kitapta konu edilmektedir. Albay Aureliano ise büyüyüp belli bir yaşa geldikten sonra geniş hayaller kurarak kendine idealler belirler. Bulunduğu köy kendisine artık dar gelmeye başlamıştır. Ülkedeki sistemi beğenmemeye başlamıştır. Liberal sistemi savunmaktadır. Bu nedenle bu konuda yapılan savaşa katılmak üzere köyü terkeder. Uzun yıllar savaşır. Savaş esnasında Muhafazakar kesime karşı büyük kahramanlıklar gösterir. Annesi sürekli olarak onun başarı haberlerini almaktadır. Bir gün ölüm haberi yayılır bütün köye. Babası bu durum karşısında akıl dengesini kaybeder. Annesi ona uzun yıllar katlandıktan sonra onu bahçedeki ağaca bağlayarak kalan hayatını burada geçirmesine neden olur. Bu sırada kardeşlerinden biri köye gelen çingenelerle kaçar. Annesi Ursula kimsesiz olan bir kız çocuğunu eve alarak bakımını üslenir. Zaten kalabalık olan ev iyice adım atılmaz hale gelir.
Yıllar sonra bir gün Albay Aureliano ve bir grup asker arkadaşı köye gelirler. Ölüm haberinin yanlış olduğu anlaşılınca ailesi çok sevinir. Albay Aureliano savaşın ve yılların etkisi ile oldukça kötü görünmektedir. Savaşı Muhufazakarlar kazanmıştır. Savaşta en yakın arkadaşı yeni hükümet tarafından idam ettirilir.
Bütün bunlardan sonra Albay Aureliano artık her şeyden elini çekerek gümüşten balıklar yaparak kendini meşgul eder. Yaptığı balıkları satarak gelir elde eder. Odasına kapanarak hiç kimse ile dialoğa girmez. Çingenelerle kaçan kardeşi eve dönmüştür. Diğer kardeşlerden yeni torunlar doğmuştur. Albay Aureliano’nun annesi iyice ihtiyarlamış ve ayakta zor durur hale gelmesine rağmen, torunlarını istediği şekilde yetiştirmek için büyük çaba sarfetmektedir. Torunlarından biri diğer şehirlerden birinin prensesi ile evlenir. Prenses eve geldikten sonra evin havası oldukça değişir. Herşey belli kurallar içinde yapılmaktadır. Eskiden çok önemli olmayan yemek yeme olayı bile bir merasim haline dönüşmüştür. Ev halkı bundan oldukça sıkılmıştır.
Küçük yaşta eve bakılmak üzere alınan kız artık büyümüş ve çok güzel bir kız haline dönüşmüştür. Bütün köy halkı Onun peşine düşmüştür. Oysa onun aklında evlenmek fikri bulunmamaktadır. Çok saf ve temiz kalpli bir kızdır. Ona kötülük yapmak isteyen insanların başına kötü şeyler gelmiş ve ölmüşlerdir. Herkez onun ilahi güçleri olduğuna inanmaya başlar. Sonunda da kendisi bir gün çamaşırları asarken gök yüzüne uçarak kaybolmuştur.
Yine torunlardan biri köyün diğer kasabalarla ilişkilerinin artırılması için demiryolunun köye getirilmesi gerektiği fikrini ortaya atar. Bunu yapmak içinde kardeşinden borç para alarak köyden ayrılır. Kendisinden uzun zaman haber alınamaz. Köy halkı parayı alarak kaçtığını düşünürler ama bir gün bir demir yığınından el sallayarak köye birinin geldiğini görürler. Artık köye demiryolu gelmiştir. Bu şekilde başka köy ve kasabalarla irtibatlar sağlanır. Köye yeni yeni insanlar gelip gitmeye başlar. Bir gün gelen insanlardan birini Albay Aureliano evinde misafir eder. Kendisine muz ikram edilir. Muzun tadını çok seven misafir köye akın akın insanları taşıyarak köyde muz yetiştirmelerini sağlar. Bir süre sonra köy halkının sayısından fazla yabancı insan yaşamaya başlar. Yeni gelen insanların sayesinde de köyün ahlak ve yaşam tarzı değişir. Yazar demiryolunun büyük bir hata olduğunu ve köyün düzeninin bozulduğunu düşünür.
Zaman geçtikçe aileye yeni torunlar katılır. Zaman içinde çok ihtiyarlamış olan ailenin annesi Ursula ve çocuklardan bir kısmı ölür. Ailedeki bazı kimseler köyü terkeder. O koskoca ev bir süre sonra yalnızca prenses olarak gelin gelen Fernanda ile torunlardan Amaranta kalır. Fernanda da bir süre sonra yatağında ölmüş bulunur. Amaranta evin her odasında bir araştırma yapmaya başlar. Örümceklerin ve karıncaların sardığı evin bir tarafının uçtuğu evin odalarının birinde el yazması bir sürü not bulur. Bunların dedesi Albay Aureliano’nun savaş esnasındaki en yakın arkadaşı Melquiades tarafından yazılmış ailenin bütün yaşantısını anlatan yazmalar olduğunu anlar. Her gün bunların içine dalarak bütün ailesi hakkında bilgi almaya çalışır.
Amaranta kitapçıda bu konuları tartıştığı dört yeni arkadaş edinir. Bunlardan biri dedesinin arkadaşı olan Melquiades’in torunu olan Gabriel Garcia Marquez’dir. Onu kendisine çok yakın hisseder ve okuduğu her şeyi onunla paylaşır. Bir süre sonra bu virane kasabayı dört arkadaşı da terkeder. Yine o tozlu odada tek başına yazmaları okurken Maconda Kutsal Kitapta yazılı kasırganın girdabına kapılıp dönmeye başlamıştı ve son sayfaya geldiğinde kendisinin de o odadan artık çıkamayacağını anlamıştı. “
Sonuç olarak kitapta; çok geniş olan Aureilano ailesinin ilginç olan ve yazarı çok etkileyen yaşantısı ve sonunda da hepsinin sonsuz yalnızlığa gömüldüğü anlatılmaktadır.

Garcia Marquez YüZ Yıllık Yalnızlık” üzerine 8 düşünce

  1. sultan

    bu kitap bende var ama… okumuyorum çünkü sıkıcı bir kitap onun için özetini burada bulmaya çalışıyorum…

  2. yunus

    yazdıklarınız ile kitap arasında hiç bir alaka yok …..kimse bu özete aldanmasın

  3. zeki

    “EN SEVİLEN SON, HAFTA SONUDUR” DERMİŞSİN – BİZİ HAFTA SONU ÜZDÜN BE,USTA, YALNIZLIĞIN BÜYÜK OLMAZ; BU YÜZYILDA ORADAYIM. NASILSA: ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİĞİMİZ : BU BİZİM…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>