Etiket arşivi: Yüksek Topuklar

Murathan Mungan Yüksek Topuklar

Bayanların hayatında büyük yer kaplayan yüksek topukların, erkeklerin hayatını cehenneme çevirdiği tezinde ısrarlı olan yazarımız, kitabın ilk sayfalarından itibaren kan kusmakta. Ona göre” her durumda erkeğin başına bela olan bu kadın tipinin simgesi işte o yüksek topuklar olmuştu: Bu bir duruştu çünkü..Her yerde her durumda her şeye karşı gösterdikleri bir iddianın duruşuydu” biz bayanlar olarak sanırdık ki o dinmez ağrılara sebep olan topuklar sadece bizim ayaklarımızı acıtır oysa erkek dünyasında da çok farklı acılara sebep olan bir metaformuş, Mungan için, meğer.

Türk filmlerinden alıntılar yaparak o iflah olmaz topukların nasıl dertler açtığını, erkeklerin başına, anlatır.”Esas oğlan, kötü adamlar tarafından kovalanırken, münasebetsiz bir biçimde ortaya çıkan Esas “olacak” kız, bütün işleri alt üst eder. Oğlan kaçarken ona adım uyduramaz, onunla birlikte koşamaz, koşmaya çalıştığında da kendi kadar münasebetsiz ayakkabılarının yüksek topuklarından biri kırılır..” İşte kitabın girişi böyle bir yüksek topuk nefreti ile başlar. Asıl hikayemiz birbirinden nefret eden iki “rakip” kadın arasında gelişir: Nermin & Küçük Tuğde!

Nermin’in izinli olduğu günlerde, arkadaşının ricasını kıramayarak kızının kendisinde beş gün için kalmasın kabul etmesi, Ona hem beş azap dolu gün geçirtir hem de kadınların dünyasına ait “acımasız” analizler yapmasına olanak sağlar.

Tuğde, büyümüşte küçülmüş, süslü, geveze, her şeye burnunu sokan, ukala, hep gözde olmayı ilke edinmiş, isteklerini ne pahasına olursa olsun yaptırmak hayattaki yegane gayesi olan, rakiplerini ufak hamlelerle yok edip her zaman her yerde yıldız olmakta hiç zorlanmayan, müstakbel başa bela, yüksek topuklarından ödün vermeyen “Esas Kız” ı en iyi yansıtan küçük kahramanıdır romanın.

Diğer kahramanımız Nermin çalışan ve yalnız yaşayan bir iş kadınıdır. Çocuklardan nefret ederken, Tuğde gibi insanın sinir katsayısını tavana vurduracak kapasiteye sahip olan küçük bir kız çocuğu ile 5 gün için beraber yaşamak zorunda kalması kitaptaki hikayeyi çığırından çıkaran nokta olur. Nermin karakteri, hayattaki her olaya, kişiye ve özellikle de kadınlara eleştirel yaklaşır. Roman boyunca, evli, bekar, çocuklu, evde kalmış..vs tiplerdeki kadınları analiz eder ve hemen hemen hepsini de küçümser, bunun altında yatan ana sebep ise; kadınların 1. dereceden özelliği olarak lanse edilen “kıskançlık” tır yazara göre.

Kitapda Tuğde’ nin tüm davranışları, sözleri yanınızda o kadar çekilmez küçük bir kız çocuğu varmış duygusu uyandıracak kadar gerçekçi tasvirlerle anlatılmış, Nermin’ in hayata ve insanlara, özellikle de kadınlara, karşı olan yorumları ise gerçeği yansıttığı kadar insanı kadınlara düşman edecek abartılara da varıyor.

Murathan Mungan’ ın bu kitabı yazarken, kadınlara karşı tamamen antipatik bir yaklaşımı söz konusu ama bunu öyle bir dille anlatmış ki insan olayları kendi görmüş, şahit olmuş gibi hak veriyor yazara.

Bir bayan olarak, bu kadar üstümüze gelinmesinden pek hoşnut kalmasamda kitap gerçekten okunmaya değecek kalitede. Anlatımın akıcılığı ve yalınlığına, betimlemelerin gerçekciliği ve birde hikayenin değişikliği eklenince hayli kalın olan kitabı çok kısa bir sürede bitirmek sanılandan çok daha kolay oluyor. Saman kağıdında okumak size zevk vermese de romanın içinde kaybolup giderken, sayfa kalitesini fark etmeyeceğinizi garantileyebilirim.

Son olarak da kapağa gelince, ana kahramanlar Tuğde ve Nermin ‘ i temsilen basamak şeklindeki yüksek topuklu bir ayakkabının üzerine bir kadın ve küçük bir kız yerleştirilmiş, ilk bakışta çok anlamlı gelmesede kitabın içeriğini yansıtan bir kapak olmuş.

Kısacası, kadın denen gezegeni keşfe çıkan erkeklerin yolun başında bu kitabı da elden geçirmelerinde fayda var ama gene de unutmayın: gizem ne Tuğde ‘ den ne de Nermin’ den ibaret….