Etiket arşivi: Tutkuyla Yaşamak Kitabı Özeti

Peter Hirsch Tutkuyla Yaşamak

Kitabın yazarı Peter Hirsch hukuk fakültesinden başarı ile mezun olduktan sonra okulda tanıştığı Julie ile evlenir. Maddi yönden hiçbir sıkıntıları olmayan çiftin hayatı Julie ‘nin diz ve eklem ağrıları çekmeye başlaması ile değişir. Lupus denilen hastalığın tedavisi yoktur. Bu durum Peter’ı çok etkiler, içine kapanır ailesi ile bağlarını kopartır, ayrıca işini de bırakır.Fakat hayata sımsıkı sarılan ve başarının iddiada,amaçta , inançta vb. bir çok sebepte olduğunu bilen Julie inancı sayesinde hem hastalığından kurtulur hem de kocasını tekrar hayata bağlar.İşte bu hayat anlayışı, Peter’ı bu kitabı yazmaya iter.
Peter’da artık başarının, yaşama sevincinin şu maddelerden geçtiğini anlamıştır:
İddia;
İnanç;
Amaç ve değerler;
Korkuyu yenmek;
Tutum;
Odaklanma;
Adanma;
Arzu;
Hedefler;
Seçim;
Evet! Başarının sırrı bu on maddede gizli.Yaşamı güzelleştirmenin, yaşamdan zevk almanın, amacına ulaşmanın yolu bu maddelerde.
İddia; bir katalizördür. Başarmak için size güç verecek iddiaları seçin.Sizi korkutan,hedeften uzaklaştıracak iddialara aldırmayın. Eğer tutkuyla yaşamak istiyorsanız,hayata dört elle sarılmak istiyorsanız tek yapmanız gereken iddianızı ortaya koymak ve onunla sonuna kadar oynamaktır.
İnanç; beyaz boya gibidir. Şüphe ise siyah.Griyi elde etmek için siyaha beyaz kattığınızda daha fazla beyaza siyah katmalısınız.Yani azıcık bir siyah boyayı beyaz boyaya katarsanız boya hemen gri olur. Şüpheye herkes düşebilir ama şüpheyi yenerek inanca sarılmak herkesin harcı değildir. İnsan inançları ile hareket tarzını belirler. Ya kısıtlar yada genişletir.Kendimize “Neden bu kadar tembelim ?” sorusunu sormak yerine “Çalışmaya nereden başlamalıyım ve sonunda ne kazanırım?” sorusunu sormak işe başlamak demektir. Zaten bu inançla başlanılan işin yarısına gelinmiştir.Eğer insanoğlu düşüncelerinde kontrol sistemine sahipse başarısınıda kontrol eder. Nitekim neye inanacağınız sizin elinizde,o zaman başarıda sizin elinizde.İnsan hayal gücünü geniş tuttuğu kadar başarılıdır.Siz başkalarının “Hayalperest“ yakıştırmasına aldırmadan düşlerinizi zinde tutun, mutlaka birkaçı gerçekleşecektir.
Amaç ve değerler; yaşama tutkuyla sarılmanın, başarı sırrının üçüncü kuralı. Eğer başarıya ulaşmak diğer insanlarla ilişkimize bağlıysa o insanların değerlerini bilmek ve saygı duymak zorundayız.Tabi ki bizimde değerlerimize saygı duyulmalı.Peki nedir insanın değerleri? Ait olma, tanınma, yaratıcılık, özgürlük,macera vb..İnsandan insana değişkenlik gösteren bu değerler yaşam pınarımızdır. Başarımızın desteğidir.Eğer bizimle çalışan insanların verimli olmasını istiyorsak değerlerine saygı duymalıyız.Değerlerine saygı duyacağız ama nerden bileceğiz değerlerini. Bunu ancak konuşarak yapabiliriz hoş bir sohbet ortamında yaşam tarzını, neleri sevip sevmediğini,hayatta neleri değiştirmek istediğini sorarak değerleri hakkında bilgi sahibi olabiliriz. Ve bundan sonra o insana sahip olduğu değerlere göre davranarak verimini artırabiliriz.Birde amaç var ki başarının tek yolu.Amaçsız bir insanı pekala direksiyonsuz bir araca benzetebiliriz.Bu gün isim yapmış başarılı insanlara baktığımızda ki ,alanı hiç fark etmez, hepsi belli bir amacı,ideali olan insanlardır.Amaç başarı için itici güçtür.Başarmak için tek olması gereken kendinizden daha büyük bir amaçtır.”Büyük akılların amaçları vardır;diğerlerinin ise arzuları” (Washington Irving )
Başarısızlık korkusunu yenmek; Thomas Edison elektrikle çalışan lambayı bulmak için defalarca deney yaptı. Belki de yüzüncü denemesiydi ki yine başarısız oldu. Yardımcılarından biri “Umudu olmayan bu çalışmayı bırak, baksana olmuyor” dedi. Edison ona şu yanıtı verdi; “Çalışmayacağı yüz yolu denedim demek ki şimdi çalışacağı bir tek yola yüz kere daha yakınım.” Ve Edison başarısızlıktan korkmayarak çalıştı, sonunda ampulü buldu. Demek ki başarmak için başarısızlık korkusunu yenmeniz gerekiyor insan her zaman başaramamak korkusuna kapılabilir ama önemli olan hemen çekilmek değildir.Tek yapmanız gereken daha önce başarılı olduğunuz konu ve alanları düşünmek. Bu korkunuzu yenmeyi sağlayacaktır.Korku hareketlerinizi tamamen durdurmak tehlikesi taşır, yaratıcılığınızı ve hayal gücünüzü öldürür. Başarısızlık korkusu beraberinde başarısızlık inancınıda getirir ve inancınızın kaybolması demek zaten başarının bitmesi demektir. Bir işi yapamama korkusu yanında birde eleştirilmek korkusu vardır. Başarının bir numaralı düşmanı. Düşman ise onunla savaşmak zorundasınız ya yenecek yada yenileceksiniz. Yenilmeyi kim ister?
Tutum; hayata tutkuyla sarılabilmek için insanların bize karşı, bizimde insanlara karşı tutumumuz can alıcı değerdedir. Nedir tutum? Davranış. Herhangi bir ortamda insanların birbirine davranışıdır. Düşünün ki yüz elli kişinin davet edildiği bir konferans vereceksiniz. Ama salona geldiğinizde elli kişiyle karşılaşıyorsunuz. Böyle bir durumda hemen negatif düşünerek konferansı yarım yamalak yapmak mı daha güzeldir yoksa elli kişinin dinlemesini, soru cevap olanağını düşünerek konuyu daha iyi işleyeceğinizi hesaplayıp pozitif davranmak mı daha iyidir. İşte sizin orada ikinci şıktaki gibi davranmanız, tutumunuz hem sizi olumlu etkileyecektir, hemde salondaki insanların sizin hakkınızdaki düşünceleri değişecektir. Olumlu tutumlar olumlu sonuçlar yaratır. İnsanlar onlara sunduğunuz, sattığınız ne olursa olsun almadan önce tutumunuzu satın alırlar.
Odaklanma; yani motivasyon. Başarının sırrı, en önemli unsuru. Ben odaklanmayı hep şuna benzetirim. Hani kamera belli bir yeri çekerken arka planı buğulu gösterir. Arkadaki görüntüyü çekerken de hemen önünde olmasına rağmen önündekini buğulu gösterir, işte odaklanma budur. Pekala odaklanmamışsak burnumuzun dibindeki olayı dahi fark edemeyebiliriz. Bu yüzdendir ki yaptığımız işe odaklanmalı kendimizi işe vermeliyiz. Farklı fikirler üretmek, düşüncelerimizi geliştirmek ve sonuçta başarıyı yakalamak işe olan motivasyonumuzdan geçer.
Adanma; Aslında odaklanmayla benzeşir. İkisi de kendini işe vermektir. Ama aralarındaki fark, odaklanma biraz daha işin kendisine,yapılışına yönelik,adanma ise daha çok amaca yönelik bir durum başarılı olmak için işimizin olmasına kendimizi adamalıyız. Hani “korku” bölümün de Edison örneğini vermiştik, aynı örneği burada da verebiliriz. Edison kendini ampulü bulmaya adamıştı. Kendini o kadar adamıştı ki defalarca deneme yapmasına rağmen vazgeçmemişti ve sonunda başardı.Çünkü kendisini işine adamıştı. Adanmak basitçe bir söz vermek ve bunu sonuna kadar tutmak demektir. Elinizden gelenin en iyisini yapmak demektir. Adanmak yapacağınızı söylediğiniz şeyi hoşlansanız da hoşlanmasanız da yapmak demektir.
Arzu; yapmak istediğiniz bir şey varsa ve bunu gerçekleştirmek için yoğun bir istek duyuyorsanız sizi, artık kimse durduramaz. Eğer arzularınız gerçekten yoğunsa tüm aklınızla her şeyimizle bu hedefe yönlendiyseniz hiç kimse ve hiç bir şey sizinle artık yarışamaz. Hani söz vardır; istemek yarısıdır. İşte bu söz arzunun başarıya etkisi için söylenmiştir sanki. Bir kere yoğun ve yakıcı arzular yarattınız mı bu arzuları daha sonra diğer insanlara yaymaya başlarsınız.
Hedefler; hedefi olmayan herhangi bir noktaya nişan alınmadan atılan bir oku veya bir silahı düşünün. Nereye düşecektir? Tabi ki herhangi bir yere. Peki bu herhangi bir yerin vurulmaması gereken yani hedef olmayan bir yer olması ihtimali nedir? Tabi ki çok yüksek. Belli bir hedef çizilmeden çıkılan bir yolda kaybolmak çok kolaydır. Bu nedenledir ki başarıya varmak için hedefimizi çizmeli ve o hedefte ilerlemeliyiz. Zaten küçük bir çocuğa da sorsan; ilerde ne olmak istiyorsun diye kesinlikle bir cevabı vardır. Önemli olan çizdiğimiz bu hedeften şaşmadan vazgeçmeden ilerlemesidir.
Seçim; Hayatımızda bir çok şeyi seçmek bizim elimizde. Yani geleceğimizi tayin edebilme yetkisine sahibiz. Öyleyse insan başarılı olacağı alanı, hayatı seçmeli ve bu yolda ilerlemelidir. Doğru ve zamanında yapılmayan seçim insanın hayatını alt üst edebilir. Hepimiz kaderimizi adım adım şekillendirecek güce sahibiz, buda seçimlerimizle olmaktadır.
Sonuç olarak başarıya ulaşmanın, hayata tutkuyla sarılmanın yolu yukarda saydığımız on ana kuraldan geçmektedir. Bu on kurala layıkıyla sadık kalanlar eminiz ki başarılı olacak ve tutkuyla yaşayacaktır.