Etiket arşivi: Sınırlar Kitabı Özeti

Henry Cloud -John Townsend Sınırlar

Yaşamlarımızdaki herhangi bir sorumluluk ve sahiplenme yanılgısı, bir sınırlar sorunudur. Tıpkı ev sahiplerinin arazilerinin çevresine fiziksel mülkiyet çizgileri çekmeleri gibi, bizimde yaşamımızda neyin bizim sorumluluğumuzda olduğunu ve neyin olmadığını ayrıt etmemize yardımcı olacak zihinsel, fiziksel, duygusal ve ruhsal sınırlar belirlememiz gerekir. Uygun zamanlarda uygun kişilerle uygun sınır belirleyememek, son derece yıkıcı olabilir.
Bu, günümüzde insanların karşılaşmakta olduğu en ciddi sorunlardan biridir. İçten kendini adamış insanların pek çoğu, ne zaman sınırlar koymak gerektiği hakkında büyük zihinsel karışıklarla boğuşmaktadır. Sınırların belirsizliği ile karşılaştıklarında, anlamlı sorular ortaya atarlar:
Sınırlarımı belirlerken, sevecen bir insan olmayı sürdüre bilir miyim?Uygun sınırlar nelerdir?Ya birisi benim sınırlarım yüzünden kızarsa veya incinirse? Zamanımı, sevgimi, enerjimi veya paramı isteyen birine yanıtım olmalı? Sınırlar belirlemeyi düşündüğümde neden kendimi suçlu veya korkmuş hissediyorum? Sınırlar teslimiyete ne şekilde ilintilidir? Sınırlar bencil midir?
Sınırlar sizi bir başkasından ayrıt edici, veya sizin nerede başlayıp nerede bittiğinizi gösteren her şeydir. İşte sınırlara bazı örnekler.
Deri; en temel sınır, fiziksel derinizdir. Deri sınırı, iyiyi içeride ve kötüyü dışarıda tutar.
Kelimeler; en temel sınır belirleyici kelime, hayır dır. Hayır, yüzleştirici bir sözcüktür. İnsanlara sevgiyle, “Hayır, bu davranış uygun değil. Ben bunda yer alamam” demeyi öğrenmek gerekir. Hayır kelimesi aynı zamanda, suiistimale karşı sınırlamalar belirlerken de önemlidir.
Coğrafi Uzaklık; bazen bir durumdan kendinizi fiziksel olarak ulaştırmak, sınırları korumada yardımcı olur Sınır Neye Benzer ; bir ilişkide kötüyü kullanma varsa çoğu kez, diğer kişiye sınırlarınıza benimsetmenin yolu, onlar sorunla uğraşmaya hazır olana dek boşluk yaratmaktadır.
Zaman; bir kişi veya projeden bir süre uzaklaşmak, sınırların belirlemesi açısından, yaşamınızın denetiminde çıkmış bir yönünü yeniden kazanmanın bir yolu olabilir.
Duygusal Uzaklık; duygusal uzaklık, yüreğinizin yeniden güven kazanması için gereksinim duyduğu mekanı veren geçici bir sınırdır.
Diğer kişiler insanlarla ilişkiler edinebilmek için çok acı çeker, çoğu suiistimale katlanır zira ortaklarının kendilerini terk edeceğinden ve ona karşı gelirlerse yalnız kalacaklarında korkar.
Sınırlarımın İçinde Kalanlar Nelerdir?
Duygular; duygular ne göz ardı edilmeli, nede onların emrine girilmelidir. Duygularımıza “sahip olmayı” ve onların farkında olmayı öğrenmeliyiz. Tutum ve İnanışlar; inanışlar gerçek olduğunu kabul ettiğiniz her şeydir. Tutumlarla ilgili zorluk, onları yaşamın ilk yıllarında öğrenmemizdir. Davranışlar; Ana babalar genellikle çocuklarının davranışlarının doğal sonuçlarıyla karşılaşmasına izin vermek yerine onlara bağırır, onları azarlar. Oysa sevgi ve sınırlarla, sıcaklık ve sonuçlarla ana babalık etmek, kendi yaşamları üzerinde denetim duygusuna sahip, kendine güvenen çocuklar ortaya çıkarır.
Seçimler ; seçimlerimizin sorumluluğunu üstlenmeliyiz.
Değerler; değer verdiğimiz şey, sevdiğimiz ve önem verdiğimiz şeydir. Genellikle neye değer verdiğimizin sorumluluğunu üstlenmeliyiz.
Limitler; diğerleri üzerinde limitler belirlemek. Bunu yapamayız. Yapabileceğimiz, zayıf davranış sergileyen kişilere kalmamızda limitler belirlemektir.
Düşünceler; Kendi düşüncemizin sahibi, biz olmalıyız. Diğerlerinin düşüncelerini tabii ki dinlemeli ve tartmalıyız; ancak asla hiç kimseye “kendi zihnimizi vermek” yanılgısına düşmemeliyiz. Bilgi yönünden büyümeli ve zihinlerimizi genişletmeliyiz. Çarpıtılmış düşünceleri aydınlatmalıyız.
Arzular; arzularımızı ararken aktif bir rol üstlenmeliyiz. Kendi arzularımızın sahibi olmalı ve yaşamda emellerimize ulaşmak için onları kovalamalıyız.
Sevgi; kendimize ait bu sevme işlevinin sorumluluğunu üstlenmeli ve onu kullanmalıyız. Gizlenen veya kabul edilemeyen sevgi; her ikisi de bizi öldürebilir.
Yumuşak başlıklar: Kötüye “Evet” diyenler; Kötüye hayır diyememek, her alanda kendini gösterir. Bu bizim, yaşamlarımızdaki kötülükleri reddetmemize engel olmakla kalmaz, genelde bizi kötüyü teşhis etmekten de alı koyar. Yumuşak başlılar pek çok sorumluluk üstlenir pek az sınır belirler; seçimlerin böyle olduğundan değil, korktukları için. Uzak Duranlar: İyiye “Hayır” diyenler. Diğerlerinden yardım isteyememe, kendi gereksinimlerini teşhis edememe.
Denetleyenler: Diğerlerinin sınırlarına saygı göstermeyenler Kendisine hayır denmesine tahammül edemeyen bireylerin ilk sorunu ki bu hayır diyememekten farklıdır, yaşamlarının sorumluluğunu başkalarının üzerine yıkma eğiliminde olmalarıdır.
Denetleyiciler, iki çeşittir:
1. Saldırgan denetleyiciler. Genelde diğerlerinin de sınırları olabileceğini düşünmezler bile.
2. Manipülasyoncu denetleyiciler. Kişileri sınırlarından dışarı çıkmaya ikna etmeye çalışırlar. Diğerlerini, yüklerini taşımak için kandırırlar. Suçluluk mesajları kullanırlar.
Sınır Geliştirmek; sınırlamaları, çocukluğumuzdan başlayarak öğrenmemiz gerekir. Sınır geliştirme, sürekli bir işlemdir; yine de en önemli aşamaları karakterimizin oluşmakta olduğu ilk yıllarımıza rastlar. Çocuk gelişimi uzmanları, sınır gelişimlerinin belirli evrelerini tespit edebilmişlerdir!
Bağlanma: Sınır Oluşturmanın Temel; Bizim de en temel gereksinimimiz bağlantıda olmaktır. Bağlanma; anne, çocuğun gereksinimlerine yanıt verdiğinde oluşur; bu dönemde bebekler, Anne ’den ayrı bir kişilik olduklarının farkında değildir.
Ayrılık ve Bireyselleşme: Bir Ruhun İnşa Edilmesi; Bebekler içsel bir güven ve bağlılık duygusu edindikçe, ikinci bir gereksinim ortaya çıkar. Bebeğin, otonomi veya bağımsızlık için duyduğu bir istek belirir.
Oluşum; Bu süreç yeni şeylerin keşfi, onlara dokunma, onları tatma ve hissetme dönemidir. Anne için acı verici, ancak bebek için gerekli bir sınırdır bu.
Deneyim; Deneyim evresi çocuğa, enerji ile birlikte, bir birey haline gelmesinde son adımı atma dürtüsünü sağlar; ancak bu enerjik canlılığı sonsuza dek süremez.
Uzlaşım: Uzlaşım, on sekiz ay ile üç yaş arasında ortaya çıkar. Çocuk dünyanın korkutucu bir yer olduğunun farkına vararak endişelenir. Anneye hale gereksinim olduğunu fark eder.
Şimdi, bu dönemdeki çocukların sınırlar inşa etmek için kullandıkları araçlar; öfke, sahiplenme, “Hayır” kelimesidir.
Ana babaların, hayır ile ilgili olarak iki görevleri bulunmaktadır. Birincisi, çocuklarının kendisini hayır diyebilecek kadar güvende hissetmesini sağlayarak, onun sınırlarını teşvik etmek. İkinci görev, çocuğa başkalarının sınırlarına saygı göstermede yardımcı olmaktır. Sınır inşa etmek, üç yaşındakilerde en belirgin haldedir. Bu zamana kadar, şu görevleri öğrenmiş olmaları gerekir: Duygusal olarak başkalarına bağlanma yeteneği, ancak söz bilincini ve ayrı olabilme özgürlüğünü yitirmemek.Sevgi kaybetme korkusu olmadan başkalarına uygun hayır yanıtları verebilmek.Başkalarından gelen hayır yanıtı kabullenebilme ve bu nedenle duygusal olarak onlardan uzaklaşmama.
Sınır İncinmeleri
Sınırlara Karşı Düşmanlık; sınır incinmişliği, ebeveynin sınırlara karşı olan düşmanlığıdır. Ebeveyn, çocuğun kendisinden ayrılma girişimlerine kızar. Öfkeli sözler, fiziksel cezalandırma veya uygun olmayan sonuçlar halinde, düşmanlık ortaya çıkabilir.
2. Aşırı Denetim, aslında sevecen olan ana babaların çok katı kurallar ve sınırlarla, çocuklarını hata yapmaktan korumaya çalışmalarıyla ortaya çıkar. İyi bir anne babanın temel sorumluluğu, kesinlikle denetlemek ve korumak olduğu halde, çocuklarının hatalar da yapmasına mahal vermelidirler.
3.Sınırlamaların Yokluğu ana babanın sınırlardan yoksun olması, düşmanlığın tersi bir durumdur.Bazen ana babadaki sınır eksikliği, bağlantı eksikliği ile birleştiğinde, saldırganlığı kullanarak denetleyici olan bir kişiliğin ortaya çıkmasına yol açabilir.
4.Tutarsız Sınırlamalar; bazen, çocuk yetiştirme hususunda kafalarındaki karışıklık veya kendi incinmişlikleri dolayıyla bazı ana babalar,sıkı ve gevşek sınırlamaları birleştirerek, çocuklarına çelişen mesajlar göndeririz.
Ekme ve biçme kuralı, sorumluluk kuralı, gücün kuralı, saygı kuralı, güdülenme kuralı, değerlendirme kuralı, girişimcilik kuralı, kıskanma kuralı, etkinlik kural, maruz kalma kuralı
Sınırlar Hakkındaki Yaygın Yanlış Kanılar
1.Eğer Sınırlar Belirlersem, Egoistlik Etmiş Olurum.
2.Sınırlar, İtaatsizliğin Habercisidir.
3. Eğer Sınırlar Oluşturmaya Başlarsam, Diğerleri Tarafından İncitilirim.
4. Eğer Sınırlar Oluşturursam, Diğerlerini İncitirim.
5. Eğer Sınırlar, Benim Öfkeli Olduğum Anlamına Gelir.
6. Diğerleri Sınırlar Belirlediğinde, Bu Beni İncitir
7. Sınırlar Suçluluk Duygularına Yol Açar
8. Sınırlar Kalıcıdır ve Ben Köprüleri Yakmaya Korkuyorum.
Sınırlarla İlgili Çelişkiler
Aileyle İlgili Sınır Sorunlarının Çözümlenmesi; belirtiyi (semptomu) tanımlayın,çelişkiyi tanımlayın, çelişkiyi kışkırtan gereksinimi tanımlayın, iyiyi alın ve içinize çekin, sınır becerilerini uygulayın, kötüye hayır deyin, saldırganı affedin, tepki değil, yanıt verin, özgürce ve sorumlulukla sevmeyi öğrenin suçlulukla değil, sınırlar ve arkadaşlarınızı; arkadaşlarla ilgili sınır çelişkileri, çok çeşitli şekil ve büyüklüklerde karşımıza çıkar. Çeşitli hususları anlamak için, bazı çelişkilere bakalım:
1. Uyumlu/Uyumlu
2.Uyumlu/Saldırgan Denetleyici
3. Uyumlu/Manipüle Edici Denetleyici
4. Uyumlu/Tepkisiz.
Arkadaşlıklardaki sınır çelişkileri ile uğraşmak zordur; zira ilişkiyi sağlayan tek bağlantı, birlikteliğin kendisidir. Nikah yüzüğü yoktur. İş bağlantısı yoktur. Sadece arkadaşlık vardır-ve genelde pek narin ve koparılma tehlikesi altında gibi görünür.
Çocuklarda Sınır Gelişimi; Çocuklarda sınır geliştirme iş, sorumluluk öğrenme işidir. Onlarda sorumluluğun değer ve kısıtlamalarını anlattıkça, onlara otonomiyi öğretiriz onlar yetişkinliğin görevlerini üstlenmeye hazırız.
Disiplinin olumlu tarafları öncelik, önleme ve yönlendirmedir. Olumlu disiplin; birini oturtup bir görev için eğitmek ve ona beceri kazandırmaktır. Çocuklarınızın sınır gelişimine yardımcı olabileceğiniz birkaç yöntem ; onlara, duydukları öfke üzerine konuşma izni verin, onların keder, kayıp veya üzüntüyü, kendilerini neşelendirmeye çalışmayarak ifade etmelerine izin verin ve duygularını dışarı boşaltmalarını sağlayın, onların soru sormaya teşvik edin, soyutlanmış veya kederi gördüklerinde ne hissettiklerini sorun; olumsuz duygularına kelimeler yerleştirmelerine yardım edin.
Çocuklarına sınırlara saygı duymayı öğrenmesi için sonuçlar, çocuğun kendi yaşamının sorumluluğunu ve denetimini üstlenmesini artırma amacı taşımalı, yaşa uygun olmalı, ihlalin ciddiyetiyle ilintili olması gereli, sınırların amacı; kendi kendine belirlenen sonuçlara bakarak dahili bir güdülenme duygusu edindirmek olmalı.

Sınırlar ve Çalışma İşyerindeki Sorunlar;
1. Bir başkasının sorumluluklarını yüklenmek; eğer bir başkasının sorumlulukları yükleniyor ve bundan hoşnutsuzluk duyuyorsanız, kendi duygularınızın sorumluluğunu üstlenmeli .
2. Fazla mesaiyi fazla kaçırmak; eğer “İşe ihtiyacınız olduğu” veya işten çıkarılmaktan korktuğunuz için bir süre fazladan iş yapar durumdaysanız. Kendi sorumluluğunuzu üstlenmeli ve durumunuzu değiştirecek adımlar atmalısınız.
3. Yanlış yerlerin öncelikleri; önemsiz olanlara hayır deyin.
4. Zorunlu meslektaşlar; halledilmesi gereken sorun olarak bir başkasını görmek, o kişiye sağlığınızın konusunda güç sunmak olur. Siz bir başkasını değiştiremeyeceğiniz için, denetimsiz olursunuz.
5. Hayati tutumlar; aşırı eleştirel kişiyle şu tarzı bir yüzleşmeye gitmek isteyebilirsiniz. Değişmeyi kabul etmezse, tutumunu denetim altına almadıkça onunla konuşmayacağınızı söyleyebilirsiniz.
6. Otorite ile çelişkiler.
7. İşten Çok Fazla Şey Beklemek.
8. İşle İlgili Stresi Eve Taşımak
9. İşinizi Sevmemek
Sınır Konusundaki Başarıyı Ölçmenin Yolları
Belirli, sıralı değişiklikler; olgun sınırların belirlemekle olduğunun habercisidir. Aşağıdaki on bir adım büyümenizi ölçme ve gelişmenizin neresinde olduğunuzu görmede yardımcı olacaktır.
1. Gücenme – Erken Uyarı Sinyalimiz
2. Gücenme – Zevklerde Bir Değişim – Sınır sevenlere Doğru Cezbedilme
3. Aileye Katılma
4. Zenginlikleriniz Değerini Bilmek
5. Yavru Hayır ’ları Çalışmak
6. Suçluluk Duyguları İçinde Sevinmek
7. Yetişkin Hayır ’ları Çalışmak
8. Suçluluk Duygularının Yokluğunda Sevinmek
9. Başkalarının Sınırlarını Sevmek
10. Hayır’ımız ve Evet’imizi Özgür Bırakma
11. Olgun Sınırlar – Değerlerle Yönlendirilen Hedef Belirleme
Olgunlaşmış sınırlara sahip bireyler çılgın, telaşlı veya denetimsiz değildir. Yaşamlarında bir yön, kişisel hedeflerine doğru düzenli bir ilerleme bulunur. Planlamaları önceden yaparlar ve sınırları olan bir yaşama sahip olurlar.