Etiket arşivi: Pearl Buck Kitapları

Pearl Buck Ana

Olay 1930’lu yıllarda Çin’de Komünist faaliyetlerin ilk başladığı yıllarda cereyan ediyor. İnsanların çiftçilikle geçimini sağladığı fakir bir Çin köyü, saz damlı küçük bir köy evinde yaşayan bir aile Ana, Nine, Koca ve sonradan doğacak üç çocuk.
Ana ile kocası her gün tarlaya çalışmaya gidiyor. Kocakarı evde kalıp çocuklarla eve göz kulak oluyor. Güçlü bir bedene sahip olma bu ihtiyarın öksürükten başka bir hastalığı yoktur. Kapı komşuları olan emmi oğlu ve karısı iyi insanlardır. Adam çok becerikli biri, her gün tarla işlerini fazlasıyla yapıyor, ama kendini oraya ait hissetmiyor. Bu döngünün içinde olmaktan çok sıkılıyor. Her sabah kalk tarlada çalış, akşam olunca eve gel ve yat her gün, her ay, her yıl aynı değişmeyen bir döngü.
İkinci çocuk doğmuş ve Ana yine bebekle uğraşmaya başlamıştı. Adam tek başına tarlaya gidiyor işleri yetiştirmeye çalışıyordu. Ana tam ilgisini bebeğe ve çocuklara yönlendirmişti ve ele geçen biraz parayı da onlara harcıyordu. Bir gün şehirden biri köye gelmişti. Koca adamı gördü ve çok imrendi, içindeki şeyin o olduğunu bir kez daha tekrarladı. Buraların adamı değildi ve bir gün şehre indi bir daha dönmemecesine.
Ana, gelir diye ümitle bekledi elbette kocası geri dönecekti. Ne kadar parası vardı ki. Ama dönmedi, Ana da türlü türlü yalanlar uydurdu. Bir işe girdi, uzak yerlerde dedi. Yıllar geçti adam dönmedi. Büyük oğlan işleri hallediyordu. Emmi oğlu, oğlan sıkışınca yardıma geldi.
Bir yaz günü Nine ölmüş, çocuklarda artık büyümüştü. Küçük oğlan da geç delikanlı olmuş, abisiyle anlaşamamaya başladığından şehre gitmişti. Ara sıra köye geliyordu. Anasının göz bebeği oydu. Ana onu çok severdi. Para getiriyor fakat ne iş yaptığını bir türlü söylemiyordu. Büyük oğlan köyden hamarat bir kızla evlendi. Beş yıl çocukları olmadı. Kızın gözleri tamamen körleşmişti. Gelin ona tahammül edemedi ve evlendirilmek zorunda kaldı. Uzak köyden çok fakir ve aptal birine verildi. Bir yıl sonra kız ölünce Ana büsbütün acılarla kahroldu.
Komünist faaliyetlerin gizli gizli yürütüldüğü zamanlardı. Hiç kimse farkında olmamıştı. Küçük oğlan bu çeteler katılmıştı. Bir gün yakalandılar. Vali tarafından ölüm cezasına çarptırıldılar. Ana oğlunu kurtarmak için elinden geleni yaptı. Ama küçük oğlu gözbebeği vurularak öldürüldü. Eve döndüler, Ana tükenmişti. Takati kalmamıştı artık. Ağladı, ağladı, büyük oğlu koşarak yanına geldi “Ana torunun oldu oğlan bir torunun oldu!” ve Ana sevindi çünkü yıllardır yaşayamadığı bu duyguyu tekrar tadıyordu. Erkek bir torunu olmuştu, nihayet acılar bitmişti.