Etiket arşivi: N.M.PRJEVELSKIY

N.M.Prjevelskiy Tibet Seyahatnamesi

19 ncu yüzyılın çarlık Rusya’sında, hükümet tarafından bilimsel çalışmalar yapmak maksadıyla bir heyet oluşturulmasına karar verilmiştir.Bu heyete başkanlık edecek kişi , Rus ordusunda görevli Albay rütbesindeki Prjwalski’dir.

Albay Prjwalski aynı zamanda coğrafya alanında uzman bir kişidir. Heyette yer alan 3 subayda kendi alanlarında biyoloji, fizik, kimya konularında uzman kişilerdir. Diğerleri ise Rus ordusunda görevli Rus kazaklarından 8 erdir.Ancak bu erler özenle seçilmiştir.

Heyet yolculuğa çıkmadan önce, karşılaşabilecekleri tehlikeleri göz önünde bulundurarak yanlarına en iyi silahları ve bol miktarda cephane almışlardır. Yol boyunca yiyecek içecek, sıkıntısına karşı her türlü hazırlığı yapmış olarak tedbirlerini almışlarıdır.

Seyahat boyunca konakladıkları veya araştırma yaptıkları yerlerde yanlarına alacakları bitki, hayvan vb. numuneleri taşımak ve muhafaza etmek için katır,deve ve atlardan oluşan kervan oluşturmuşlardır.

Gerekli her türlü hazırlığı yaparak yola çıkan heyet orta asya bölgelerindeki çöllerde ilerlemeye başlamışlardır. Özellikle bölge halkı Moğol kabilelerinden oluşmaktadır. Ancak uzun çöl yolculuğu boyunca bazen hiç yerli halk veya yerleşim merkezleri ile karşılaşmıyorlardır. Bu nedenle yanlarındaki erzak yeterli olmasına rağmen öyle zamanlar oluyor ki avlanarak yiyecek temini ve bu arada içecek su bulmakta ciddi sıkıntı çekiyorlardı.

Uzun yolculukları kimi zaman 20-25 günü buluyor,daha sonra karşılaştıkları bölge halkı ile ticaret yapıp erzaklarını takviye etmek istiyorlar. Ancak bölge halkının geri kalmışlığı ve karşılarındaki insanların yabancı oluşlarından dolayı heyetçe görevlendirilenler çok soğuk karşılanıyorlar. Hatta ilk defa böyle bir yabancı grup görmüş olmalarından, yani sarışın, mavi gözlü tipteki insanların durumu çok farklı ilgilerini çekiyor olmalı ki bütün köy, kasaba halkı, bu heyeti seyretmeye geliyor. Çarşıda pazarlık yapacakları zaman etrafında biriken halk heyette görevlendirilen kişilerle alay ederek ve kendi dillerinde küfür, kötü sözler ile aşağılayarak küçük düşürmeye rahatsız etmeye çalışıyorlar. Heyetteki herkes bu durumdan son derece rahatsız oluyor.

Ticaret sırasında ise satacakları malların fiyatını oldukça yüksekten satmaya çalışıyorlar. Bütün bu olanları baştan tahmin edebildikleri için heyet, bu durumu fazla önemsemiyor.

İlerlemelerine devam eden kafile, Nan-Şan dağına tırmanarak bir kaynağın başında karargah kuruyor. Burada yemyeşil çayırlarda daha önce çölün tuzlu kumlarıyla berbat olan keçe çadırlarını havalandırıyorlar ve çok iyi bir istirahat imkanı buluyorlar

Öncelikle ÇAYDAM’a gitmek isteyen heyet daha önce uğradıkları Su-Çou daki yetkililerden TİBET’e gitmek için kılavuz isteğinin, yetkililerce bölge valiliğince kendilerine emir verilmediğini bildirerek geri dönmeleri veya Su-Çou vadisinin üzerinden geçmeleri isteniyor. Bölgenin hakimiyetini elinde bulunduran Çin’liler heyete hep şüphe ile bakmaktadır. Heyetin faaliyetlerinin askeri istihbarat olduğunu sanarak rahatsızlık duyuyorlar. Bu nedenle de her türlü güçlüğü çıkarmaya başlıyorlar.

Heyet; daha önce Orta asya yolculuğuna başlamadan yanlarına aldıkları tercümanları Abdül-Basit aracılığıyla Su-Çou’ya döneceklerini bildirerek Çin’lileri kandırıp kendi başlarına Çaydam’ın yolunu tutuyorlar.

Nan-Şan dağında ilerlemelerine devam ederken buzulların olduğu bölgeye çıkıp inceleme yapıyorlar. Barometreleri 17.100 ayak yüksekliği gösteriyor. Buzullara çıktıklarında atlarından ayrılalı 6 saat geçmiş oluyordu. Buzulun üstünde ne Kuş, nede av hayvanına rastlıyorlar. Ancak ilginçtir bir kara sinek yakalıyorlar. Bulundukları noktadan Nan-Şan’ın esas miğferi üzerinde karlarla örtülü Anenbar-Ula grubu dağ silsilesini görüyorlar.

Daha önce yolda kendilerine saldırmak isterken etkisiz hale getirip esir aldıkları iki Moğol’dan, Çaydam’ın ilerideki dağların arkasında olduğunu öğrenerek yola devam ediyorlar.

Çaydam , Tibet dağlarının kuzey etekleri ile Koko-Nor dağlarının batısında yer alan bir bölge, buraya bir çok güçlükle ulaşabiliyorlar. Bu bölgede genellikle Moğollar oturuyor. Buradaki halk elbiselerini genellikle kendilerinin yaptıkları keçelerden dikiyorlar. Hem erkekler, hemde kadınlar keçe kumaştan elbise giyiyorlar. İç çamaşırının ne olduğunu bilmiyorlar. Vücutlarını hiçbir zaman yıkamadıklarını, koyun derisinden pantolon giydiklerini vb. görüntülerini tespit ediyorlar.

Heyet; bu bölgede yetişen hayvanları, geçim kaynaklarının neler olduğu ve iklim şartlarını incelemede bulunuyor.

Yolculuğa devam eden heyet nihayet tibet’in Kuzey bölümüne ulaşıyor. PrfeWalsky, bu bölgenin, her yanının birinci sınıf dağ sırtlarıyla çevrili ve şekli yönünden düzgün olmayan bir trapeze benzeyen bu geniş sahanın dünyanın en yüksek, masayı andıran muazzam bir kütle halinde yer aldığını belirliyor.

Heyet bu bölgede de iklim özelliklerini ehli ve yabani hayvanları inceliyor. Bunlardan örnekler alıyor. Tibet platosunda 17 cins memeli hayvan, 5 cins ehli memeli hayvan ve 51 çeşit kuş cinsi tespit ediliyor.

Kuzey Tibetin Yüksek bölgelerinde, insanların uğrak yeri olamayan bölgeler yüzlerce yak öküzü, hulan, antilop sürüleri barındırıyor ve bunlar insanlardan kaçmıyor. İnsanın, bunların yabani hayvan sürüleri olabileceğine inanacağı gelmediği gözlemleniyor.

Albay PrfeWalsky istemeyerek, insanlığın binlerce yıl önceki tarihini düşünüyor. “O zamanlarda hayvanlar, ilk insanların etrafında sürüler halinde dolanıyordu” diye.

Heyet Haziran 1879 yılında başladığı yolculuğuna 12 EYLÜL 1879’da kuzey Tibet’ten ayrılarak, Tibete doğru yola çıkıyor. Yolculukları, Kuku-Şili dağlarından Tan-La boğazına geçtikleri sırada bölgede korku salan Ogray’ların (Moğol Kabilesi) saldırısına uğruyor. Daha sonra haydutlar, gözden kaybolarak pusuya yatıyorlar.Heyet personeli gece istirahatinin sonunda uyandıklarında etraflarının tamamen sarıldıklarını fark ediyor. Ancak ellerindeki silahların gücünü bilmeyen haydutlar, PrfeWalsky’nin ateş emrinin verilmesiyle haydutlardan dördü öldürülüyor, bir kaçı yaralanıyor. Kalanlarda dağlara kaçarak ortadan kayboluyor.

İlerlemelerine devam eden heyetin, Tibet’e devam etmelerine Çin’lilerin kışkırtması ile Tibetli yöneticiler izin vermiyor. Bu durum karşısında PrfeWalsky’nin bütün uğraşları bir işe yaramıyor. Tibetli lamalar, eğer heyet ilerlemeye devam ederse savaş çıkacağını bunu istemediklerini, mecbur bırakılmamalarını istiyorlar. Bütün tibet’liler savaş düzeni alıyor ve PrfeWalsky’nin elindeki silahlardan o kadar çok korkuyorlar ki tüm din adamları buda’dan yardım istiyor. Yapacak bir şey bulamayan PrfeWalsky ekibi ile birlikte yolculuğa son veriyor ve geriye dönüyor.

Heyet yaptığı çalışmalar sonunda büyük kısmı az bilinen bazen de hiç bilinmeyen yerlerden geçmek suretiyle gözle ölçümler yapıyor.

Astronomik olarak barometre aracılığıyla 48 noktanın boylamı ve 212 noktanın yüksekliğini tespit ediyor.

Bazen suyun ve toprağın ısısını ölçüyor. Zaman zaman havanın rutubetini ölçüyor.

Kuşlar ve memeli hayvanlar hakkında yaptığı çalışmalar sonucunda aşağıdaki sonuçları elde ediliyorlar:
Cinsi Sayısı
Memeliler Hakkında 90 408
Kuşlar Hakkında 400 3.425
Sürüngenler (Suda ve
Karada yaşayanlar) 50 976
Balıklardan 53 423
Böceklerden ? 6.000
Bitkilerden 1.500 12.000

Bunlardan başka, dağlık arazide çeşitli maden cevheri topluyorlar

Zooloji dalında toplanan malzeme Petersburg bilimler akademisine, bitkilere ait örnekler imparotorluk botanik bahçesine, mineral örnekleri Petersburg üniversitesi jeoloji bölümüne teslim ediliyor.