Etiket arşivi: Lev Tolstoy

Lev Tolstoy Diriliş

Diriliş, vicdan azabının insan üzerindeki baskılarının, o kişilerin hayatları üzerindeki etkileri ve davranışlarının niteliği içerisindeki şekillendirmelerini anlatan 19 ncu yüzyıl döneminin esintilerini taşıyan bir yaşam öyküsüdür.

Kitapta, genç ve yakışıklı bir soylu olan Prens Nehludov, genç ve güzel hizmetçi kızı Katyuşa Maslova’ya karşı tutkularına esir olur, vicdanına kulak asmaz ve hizmetçi kızla yasak bir aşk yaşar. Yıllar sonra hizmetçi kız Katyuşa Maslova, Nehludov’un karşısına bir suçlu olarak çıkar. Nehludov bu durum karşısında, geçmişte yaptığı hatadan dolayı kendisini suçlu olarak görür.

Nehludov, Maslova’nın sürüklendiği bataklığın, sefalet ve utancın kaynağının kendisi olduğunu düşünür ve bu olumsuzlukları zavallı kadınla paylaşmak için hayatında varolan servet, ihtişam ve onuru geride bırakmayı göze alarak büyük bir maceraya atılır.

Nehludov, jüri üyesi olarak katıldığı bir mahkemede, karşısına bir cinayet zanlısı olarak çıkan hayat kadını Maslova’yla karşılaşmanın sevinci ve üzüntüsü ile karşı karşıya kalır. Ancak Maslova’nın böyle bir suçu işleyemeyeceğini çok iyi bilmektedir. Mahkemede onun suçsuz olduğunu düşünerek ve çevresine bunu belli etmeden, onun lehine karar verilmesi için çalışır. Ancak mahkeme, Maslova hakkında ömür boyu Sibirya’da kürek mahkumiyeti kararı verir.

Nehludov, Katyuşa Maslova’nın beraat edeceğini ve bundan sonraki süreçte onunla tekrar beraber olacağını düşünürken, mahkemeden böyle bir kararın çıkması onun tüm hayallerini yıkar.

Ancak Prens Nehludov, hem suçluluk duygusu içerisinde olmanın verdiği acı, hem de tekrar Katyuşa Maslova ile beraber olma düşüncesi ile, tüm tanıdığı soylu kişilerin yardımına başvurur. Maslova’nın mahkemesinin tekrar görülmesi ve onun tekrar özgürlüğüne kavuşması için çalışmalara başlar.

Bu arada Dimitry Nehludov, Maslova ile tekrar karşılaşmak, onunla konuşmak ve tekrar beraber olmak ister. Bunun için de onun Sibirya’ya sürgüne gönderilmeden önce tutuklu olarak bulunduğu cezaevine gider. Onunla ancak birkaç denemeden sonra görüşme imkanı bulur. Fakat Maslova’nın da onunla görüşmek istemesine rağmen, kendisinin bu hale gelmesinde Nehludov’u da sorumlu tutması, bunun istenildiği gibi bir görüşme olmasını engeller.

Prens Nehludov, Maslova hakkında verilen kararın düzeltilmesi için çalışırken sürekli onu ziyaret eder. Onun yaşamakta olduğu ortamlara girmek zorunda kalır. Bu kötü ortamda yaşayan diğer insanları gördükçe, onlara daha da yakınlaşır ve hayat hakkındaki tüm düşüncelerini sorguya çeker. Bu olaylar esnasında Maslova ile de konuşur ve ondan kendisini affetmesini ve tekrar beraber olmalarını ister. Ancak Maslova eskisi gibi olmadığı için bunu hiç istemez.

Nehludov hapishane içerisinde tanıştığı diğer suçlu insanlara da yardım etmeye başlar.

Prens Nehludov’un Maslova hakkında verilen kararın düzeltilmesi için Çar’a gönderdiği dilekçe bekleme aşamasında iken, kürek cezasına çarptırılan suçluların Sibirya’ya gönderilme süreci de başlar.

Bunun haberini alan Nehludov, Katyuşa Moslova’nın yanında olmak düşüncesi ile bu uzun ve yorucu yolculuğa katılmaya karar verir.

Nehludov bu yolculuk sırasında mahkumları çok daha yakından tanımaya başlar ve onların çektiği sıkıntıları görerek onlara yardım etmeyi kendine görev edinir. Bu esnada Katyuşa Maslova ile mahkum erkeklerden biri arasında bir yakınlaşma başlar.

Prens Nehludov’un, Katyuşa Maslova’nın durumunun düzeltilmesi için Çar’a gönderdiği dilekçe kabul edilip, incelendikten sonra Maslova’nın cezası düzeltilir ve Sibirya’daki ömür boyu kürek cezası yerine, daha uygun bir yerde sürgün cezasına çevrilir.

Nehludov’un, Maslova’ya yardım konusunda yapacakları henüz bitmemiştir. Maslova’ya sürgün olarak gittiği yerde bir iş ayarlar. Ancak Nehludov son olarak onun kendisiyle evlenmesini ister, fakat Maslova bunu istemesine rağmen başka bir mahkumla evlenir.

Bu olaydan sonra Dimitry Nehludov için bu görev biter. Ancak bu olaylar esnasında gördükleri ve yaşadıkları, onun hayatı için yeni bir başlangıç olur.

Sonuç olarak; Prens Nehludov, Katyuşa Maslova’nın hayatını kararttığı düşüncesinden ve vicdan azabından kurtulur. Bununla birlikte, toplumun zengin bir üyesi ve mahkemelerin önemli bir jüri üyesi olarak geçmişte verdiği kötü kararlardan ötürü kendisini eleştirir ve suç işleyen insanların cezalandırılması konusunda yeni fikir oluşumlarına girer.

Bir insanın karşısındaki kişinin ne gibi düşünceler ve zorluklar içerisinde olduğunu anlaması, o sıkıntıları yaşamasıyla doğru orantılıdır. Prens Nehludov’un içinde bulunduğu refah ve süslü yaşamının bir anda değişmesi, çevresinde bulunan zor durumdaki insanları tanıması ve hayatının geri kalan kısmında çok onurlu bir yaşam tarzı seçmesi, bizler için çok güzel bir örnek teşkil etmektedir