Etiket arşivi: Jean Christophe Grange Eserleri

Jean Christophe GRANGE Taş Meclisi

         Drane Thiberge, romanın kahramanıdır. Gençliği iç buhranlarla geçmiş, kendisini bireyci toplumun dışına itmiş bir kişilik, 20’li yaşlarına kadar uzak doğu sporlarıyla uğraşıp başarılar elde etmiş ve kendisine savunma silahı sağladığı inancına sahip olduktan sonra etrolog olarak bilme yönelmiştir.

Otuzlu yaşlara dayandığında çocuk arzusuyla evlat edinme yolu seçerek Fayland’ ta yetimhaneden evlat edinerek ülkesi Fransa’ya döner. Evlat edindikten sonra içinden çıkılmaz, peşi sıra olayların içinde bulur kendini, bir trafik kazasından sonra oğlu yoğun bakıma alınır ve komada kalır. Umutların tükendiği anda, oğluna yardımcı olacağını söyleyen akapunktur uzmanı Alman doktor ortaya çıkar ve iyileşme safhası başlar. Fakat Alman doktor aynı gün öldürülmüştür.

Drane kendini ilginç bağlantıların ortasında bulur. Oğlunun nesli tükenmiş Tsevenlere mensup bir şaman gözcüsü olduğunu bulur. Cinayetle, oğlunun yaşama dönüşü arasındaki bağlantının nedenlerini araştırırken, kazanın telepatiyle gerçekleştirildiği bulgusuna varır.

Hipnozla kazaya dönerek yol kenarında duran isme yönelir, parapsikoloji uzmanı Talikhi. Esrarengiz ölümler peşi sıra gerçekleşmektedir. Bir iç hesaplaşmanın ortasındadır ve cinayetlerle ilişiği bulunan bütün kişilerin Sovyetler Birliğinde nükleer füzyon denemeler merkezinde belli süre görev yapmış parapsikoloji uzmanları olduğu doğrusuna varır.

Haberci çocuk denemelerin son noktası olan tarihi taşımaktadır. Drane yolunu Moğolistana, Tseven bölgesine çevirir. Şaşırtıcı bir hayal gücü, dayanılmaz gerilim, fiziksel ve psikolojik şiddet, parapsikoloji, Şamanizm , telepatiyle gerçekleştirilen trafik kazası, esrarengiz akapunkturcu, Türk ve Moğol savaşçıların arasındaki savaş, mucizeli tedaviler, ani ölümler. Bilimsel referansları, polisiye vakaları ve parapsikolojik atmosfer içinde birleştirilen bir hikaye. Kurbanların cellat, kahramanların hep kötü olduğu fantastik bir gerilim.

Jean Christophe Grange Kurtlar imParatorluğu

Anna Heymes, kendini git gide kötü hissediyordu.Kocasının yüzünü belli bir süredir hatırlamıyordu.Sürekli gözünün önüne hiç tanımadığı bir yüz geliyordu ama onu tanımıyordu.Kafasının sağ tarafı ağrımaktaydı.Kocası Laruent’in yakın arkadaşı olan Doktor Eric bir nörolog ve beyin cerrahıdır.Doktor Eric, işini iyi yapan, hastaları ile ilgilenen, tıp dünyasında branşında öne çıkmış saygın bir doktordur.Doktorun Anna’yı incelemesi sonucunda beynin sağında bir lezyon olabileceğinden şüphelenir. Yapılan tahkikler lezyonu işaret eder. Bunun için bir biyopsi yapılması gereklidir. Bu lezyon onun yüzlerle,hafızası ile sorunlar doğuruyordu.Hastalığın ameliyat ile kontrol altına alınabileceğini söyler.Anna bundan çekinmiştir.

Anna Paris’te küçük bir çikolata dükkanı işletmektedir .Dükkanında ona yardım eden Chothide isimli genç bir kız vardır.Bu kız nazik ve sakin bir kişidir.Anna çalıştığı yerde de hafıza sorunları yaşıyordu. Bazı müşterileri tanıdığını düşünüyordu. Clothide ise ara sıra tanımadığını söylüyordu.Dükkanına sürekli gelen kadife pantolon ve ceket giyen bir adam vardı.Bu adama kendi aralarında “bay kadife” diyorlardı. Adam kırk yaşlarında, esmer, yakışıklı, daha çok doğu kökenli bir Arap’ı andırıyordu .Haftanın üç günü dükkandan bademli çikolata alırdı. Paris’in bu banliyösünde çikolata bulmak bir şanstı.Anna’ nın nöbetleri çoğalmış ve süresi uzamıştı.

Paul Nertaux Paris emniyeti narkotik şubede başarıları olan , bu başarısını cinayet masasında da sürdürmek istemektedir. Paul, düzgün bir yaşamı olan polis memurudur.Yakışıklı ve çekicidir.Fakat oda kendisini ön plana çıkartacağı davayı beklemektedir.Bu onun polislik mesleğindeki dördüncü yılıdır.Paris’te işlenen bu son cinayetle Türk mahallesindeki ölen kadınların sayısı üçe çıkmıştır. Emniyet davayı Paul’e verir.

Paul artık aradığı davayı bulmuştur.Çevresinden saygı görebileceği bir davadır bu ,fakat bu seri cinayetlerle ilgili üç aylık sürede hiç bir şey ortaya çıkmamıştır. O’nun örnek aldığı polis memuru vardı. Cinayet masasından emekli Jean-Louis Shiffer’ dı. O bir efsanedir . Lakabı; demir veya rakam dı. Elli yaşlarında bir adamdı. Polislik döneminde bir çok başarı kazanmış,eline aldığı her davayı çözmüş bir polisti.Bunun yanı sıra akılda bir çok soru işareti bırakan olaylarda olmuştu. Açılan, çete kurma , uyuşturucu, rüşvet davalarına rağmen hiçbir sonuç çıkmamıştı.En son Gazi Hamdi adında kaçak bir Türk işçisini uyuşturucudan gözaltına almıştı. Göz altı süresi bitmeden adamı bırakmıştı, bu onun tarzı değildi aslında.Gazi onun darbeleriyle mi ölmüştü,bilinmez tabi ki?Otopsi buna bir cevap veremiyordu .08.10 treni adamı paramparça etmişti.Otopside adamın beyninde lezyon ve sıvı hidrojen bulmuşlardı. Aynı vurgun yemiş dalgıçlarda olduğu gibiydi.Shiffer ‘a mahkeme takipsizlik kararı verir . o
zamandan buyana bir yaşlılar evinde kalmaktadır.

Anna’ yı, kocasının doktor Eric’ e gitme ısrarı onu sıkar. Anna bir biyopsi istememektedir .Bazen kocasını tanıyamıyor, bazen yüzünün kenarındaki yara izlerinin sebebini hatırlamıyordu.Anna’ nın kocası İçişleri Bakanlığında görevli bir polistir.Anna işlerini yaparken zorlanıyordu .Kendince bu sorunların bir psikiyatr tarafından çözülebileceğini düşünmektedir.İlk fırsatta bir telefonla en yakınındaki psikiyatrı aradı. iki sokak yanında oluğunu öğrenmişti.Doktordan hemen bir randevu aldı. Doktor buna çok şaşırmıştı.Anna bir saat sonra doktorun yanındaydı.Kısa süreli tanışmadan sonra ,psikiyatrın isminin Mathilde Wılcram olduğunu öğrendi.

Ofisin köşesinde bir çok başarı belgesi ve kupa vardı. Kadın, kırk yaşlarında ,fakat çekici ve sportif bir vücudu vardı.Anna, doktora sorunlarını anlattı.Doktor Mathilde’ye, yüzleri tanımadığını ,hafızasının gidip geldiğini söyledi.Doktor bunun her insanın karşılaşabileceği bir sorun olduğunu, depresyonda olabileceğini ifade eder.Anna kendisini anlayamadığını ,kocasının yüzünü değiştirdiğini, yüzünün yeni bir insana dönüştüğünü düşünmekteyim der.Doktor bunun için ciddi tahkikler gerektiğini söyler.Anna, Doktor Eric’ten bahseder ve kendisine koyduğu teşhisi anlatır.Psikiyatr Eric ‘le aynı okulda okuduklarını ,iyi bir nörolog ve beyin cerrahı olduğunu ifade eder.O’nun branşının hafıza ve şartlandırma olduğunu, bu konuda Dünya’da söz sahibi birkaç kişiden biridir.Anna’ ya bu cevaplar tatminkar gelmez. Hala biyopsi ona ürkütücü gelmektedir.

Paul’ ün yıkılmış bir evliliği ve daha iki yaşında ,Celin isimli bir kızı vardır. Celin’ den başka bir şey düşünemediği sıkıcı dönemde, Türk mahallesindeki üçüncü cinayetin haberi gelmişti. Bu cinayetleri, tecrübeli biri ile üzerine gitmeliydi . Çözülememiş davaların polisi Shiffer bu işin adamıdır. Shiffer Türkiye’yi iyi tanıyan Türkçe ve arapçayı iyi konuşabilen nadir bir polisti.O’nu yaşadığı yaşlılar evinden alıp davayla ilgilenmesi için ikna etmeliydi.Paul, davayı Shiffer’ a anlattığında ,eski polis memuru bui iş de ona yardımcı olabileceğini söyler.Paul’ün istediği olmuştur.Shiffer’ı ikna etmiş, istediği davayı başarabilecek cesareti toplamıştır.Artık, olaylara başlama zamanın geldiğine karar verir.

Paul, Shiffer’ ın olayların üzerine nasıl gideceğini merak etmektedir .Paul’ ün Shiffer’ a ilk sorusu üç cinayeti de görgü şahidinin nasıl olmayacağıdır.Shiffer ise Türklerden bir şeyler öğrenmenin zor olduğunu bu konuyu nasıl çözeceklerini sorar.Türk mahallesinde üç seri cinayetin ortak bir katili vardı.Katil kendini, ölen kadınlardaki özelliklerle belli ediyordu .Kaçak işçi olmaları, kızıl saçları, vücut hatları aynı olan kadınlardı .Kadınların Fransa’da olduklarının hiçbir resmi belgesi yoktu ,dolayısıyla kurbanlar açık hedefti.Kadınların işkence gördükleri kesin bir cevaptı. Tırnakları çekilmiş,göğüs ve burunları kesilmiş, yüzü tanınmayacak şekilde tahrip edilmiştir.Bütün vücutları jiletle kazınmıştır .Kadınların cinsel uzuvları kesici bir aletle tamamen paramparça edilmişti.Kadınların konfeksiyonda çalıştığını tahmin ediyorlardı . Üç cinayette aynı izleri taşıyordu.Bu, katilin tek bir kişi olduğunu ifade ediyordu. Yapılan otopside kadınların beyinlerinde lezyon ve sıvı hidrojenler izleri vardı. Doktor cesetlerin temizlenip dezenfekte edildiğini söyler.Shiffer katilin bir basınç uyguladığına emindir.Bu basınç konusu bir ipucu olmuştur:Paris’teki hastaneler dahil tüm basınç odalarını incelemeleri gerekmektedir.Buradan yola çıkarak, basınç odalarının bulunduğu yerler üzerinde yoğunlaşırlar.Yollar lavaş yavaş daralmaktadır ve sonuca yaklaşmışlardır.Paul çok heyecanlanmıştır,kendisinden emindir.Artık başaracak, Oda Schiffer gibi iyi bir polis olacaktır.

Shiffer, araştırmasını Türk mahallesinin ünlü konfeksiyon atölyesi sahibi ve eski dost ,Malik Cesur’a gider. Paul, buna şaşırır daha onunla çalışalı bir gün olmamıştır . Bu hız karşısında morali bozulmuş,Schiffer ‘ı kıskanmıştır.Davada, üç ay içinde ilk defa karşılarında soru sorabilecekleri bir kişiyi bulma şaşkınlığını yaşamaktadır.Malik Demiri Schiffer ‘ı gördüğünde konuyu tahmin eder.Kısa bir hal hatırdan sonra Shiffer konuya girer. Malik onu rahatsız etmemeleri halinde bildiklerini anlatmak için söz ister.

Kadınların hepsinin kaçak işçi olduğunu, sonuncusunun onun alt kattaki gizli konfeksiyon atölyesinde çalıştığını söyler.Buna inanamazlar.Malik, yirmi beş gün önce atölyesini, beş silahlı ve kar maskeli adamların, bir kadın işçiyi alıp gittiğini söyler. Haber alamadım adamların bir kadını aradığı kesindi, çünkü işçilerim ellerinde bir resme baktıklarını söylediler.Olayın olduğu anda Sema Gökalp isimli işçi, şoka girdi konuşamıyordu .Daha sonra buraya gelen polisler ifadesini almak için onu karakola götürdüler .Ondan da bir haber gelmedi.İşçilerin ifadesine göre üstlerinde üç hilal bulunan bir amblem taşıyorlardı.Shiffer bozkurtların Paris’te olduklarını ve büyük bir işin peşinde olduklarından kesin emindir.Malik, Sema’nın bir resmini verir.Paul heyecanın gizleyemez,artık ellerinde büyük bir ipucu vardır.

Psikiyatr, Anna’ ya net bir şeyler söyleyemiyordu. Doktora tanıdığı bir estetik cerrahı olup olmadığını sorar, psikiyatr Anna’ ya okul arkadaşı Marx’ ın adresini verir. Anna hemen doktordan çıkar ve cerrah Marx’ ın yanına randevu almadan gider. Doktor Marx ile kısa süren konuşmadan sonra fazla vakti olmadığını söyler. Doktor sadece on dakika der. Kadın kocasının yüzünü değiştirdiğini düşünmektedir. Doktor artık erkeklerine estetiklerine dikkat eteğini söyler. Anna, doktora “anlamadınız yüzünün şeklini başka bir insanın yüzüne çevirmiş olmasından şüpheleniyorum” bu ameliyat uzun süreli şişlikler ve izler anlamına geldiğini söyler. Ameliyattan, 3-6 ve 1 yıl sonraki izlerin olduğu fotoğrafları gösterir Anna’ da da, aynı izler kendisinde mevcuttur. Anna şok olmuştur.Ne diyeceğini bilemez,sadece donup kalmıştır.Bir an aklından bir sürü şey geçirir,acabalar beyninde dolaşmaktadır.Ürkmüştür…

Doktor böyle bir ameliyatı Fransa’ da iki kişinin yapabileceğini söyler. Anna’ daki izler 1 yıllıktır. Doktor, bu ameliyatı gerçekleştirmek için çok zengin olmak gerektiğini söyler. Anna hiçbir şey hatırlamamaktadır, gerçek yüzünü düşünmektedir. Bu düşüncelerle evine doğru yol alır. Polislerin evin etrafında olduğunu görür, korkuya kapılarak kulübeden Lorent’ e telefon açar, sesi şüpheli gelmiştir. Geri doktor Mathılde’ nin yanına gider. Olanları Mathılde’ ye anlatır, o’ da çok şaşırmıştır. Hastalık hakkında bilgi almak için Eric ACKERMAN’ la bir cafe de buluşmak üzere randevulaşırlar.Anna’nın kafasındaki soru işaretlerine en iyi O cevap verebilecektir.Yavaş yavaş gerçeğe yaklaşmaktadırlar.Hemen cafe ye hareket ederler.

Eric Mathılde’ yi görünce pek şaşırmasa da yanında Anna’ yı görünce şok olur. Mathılde doktoru sıkıştırır, Anna’ ya ne olduğunu bildiklerini gerisinin onun tamamlaması gerektiğini söyler. Eric buna şaşırır, önce biraz tereddüt etse de, olayları anlatmaya başlar.

Bundan yıllar önce kısıtlı imkanlarla araştırma yapıyordum. Zordu. Yaptığım araştırma askerlerin ve insanların, hafızalarının kötü bölümünü silmekti. Bunu başarmıştım fakat maddi sorunlar yakamı bırakmamıştı. Bunu öğrenen devlet görevlileri bana güzel imkanlar sağlayarak araştırmalarıma devam etmemi önerdiler. Artık hafızayı silmekle kalmıyor, yeni rüyalar ve anılar bile ekliyordum. Sen bu araştırmaların deneklerinden birisin,Anna. Bana ilk geldiğinde şok içerisindeydin. Bir konfeksiyon atölyesinde bu hale gelmiştin. Senin bir Türk olduğunu, kaçak işçi olmayacak türden Fransızcan ve masraflı bir yüzün vardı. Bir şeylerden kaçtığın kesindi.

Anna kim olduğunu sorar. Kocam hayatım bir yalan mı? Kimliğimde farklı o zaman. Şimdiki kocasından şüphelenir. Asıl adının Sema GÖKALP olduğunu öğrenir.

Schiffer Paul’ e Bozkurtların Türkiyedeki ülkücüler olduğunu anlatır. Ülkücülerin bir kadını araması kafasını karıştırır. İkisinin yaptıkları araştırma sonucunda kadının karakoldan alınıp hastaneye oradan da nereye götürüldüğünü bilme çabasıyla davaya merakları iyice artar. Diğer taraftan işkence gören kadınlar benzer özellikler taşımaktadır. Hepsi Türk, Gaziantepli, düzgün fizikli, aynı boy ve aynı yaştadırlar. Sema atölyede 2 aydan beri çalışıyordu, diğerlerine göre Fransızca konuşuyordu. Schiffer onun Sema GÖKALP olduğunu anlar. Bozkurtlar ve İçişleri Bakanlığı aynı anda onu arıyorlardı.

Schiffer kadının götürüldüğü karakola ve oradan hastaneye gider .Hastanede doktordan Sema hakkında bilgi isterler.Doktor kadının büyük bir şokta olduğunu ,titrediğini söyler.” Sizinle Türkçe konuştu mu?Hayır, Fransızca konuştu.doktor İçişleri Bakanlığının bu kadar hızlı olabildiğine inanmıyorum der. Kadın geleli altı saat olmuştu ve yurt dışı işlemleri yapılmıştı. Kadını aldılar, her şey kanunlara uygundu.Kadından bir daha haber alamadım. Schiffer konuyu anlamıştır. Kadının yüzünü değiştirdiğini anlamıştır.Peki bunu ona ne yaptırmıştı. Sema’nın elerindeki resmi ile şu anki ismini araştıracaklardır.Çok zor olacaktı ama başaracaklarına inanıyorlardı.

Schiffer, kadının yüzünü, her kaçağın yaptığı gibi bir dizi estetik ameliyatla değiştirmiş olacağından emindi. Paul’ le bunu paylaşır yasadışı işler yapan estetikçileri araştırırlar, dört isim vardır.

Schiffer Paul’ e Türkiye’deki bozkurtları en başından en sonuna, ne yapmak istediklerinden,partilerinden ,partinin başı ve yakın zamanda ölen Alparslan Türkeş den bahseder. Ölüm fotoğraflarının içindeki kişilerin kimler olduğunu teker teker söylüyordu .Mafyadan Azer Akarca, bir diğerinde mafya babası İsmail Kutsi’ yi gösteriyordu. Schiffer, Anna’ nın peşindeydi .

Anna nın hafızası doktor Eric’ in verdiği ilaçlarla düzeli yordu. Yavaş yavaş yaptığı iş aklına geliyordu. O bir uyuşturucu kuryesidir. Her şeyi psikologuna anlatır.En son yaptığı işteki uyuşturucuyu zula yaptığını hatırladığını söyler . Yüzünü değiştirip hayatına yeni bir yön verecekti .Taki bu araştırmaya denek olması her şeyi bozmuştur.Sıra zulasını çıkarmak olacaktı .Uyuşturucuyu, ölülerin yakılıp küllerinin saklandığı karanlık, fakat büyük kubbeli yere gelmişlerdi. Fanusları zula olarak seçmişti.20kg uyuşturucu ,bir silah ve yeni pasaportu vardı .
Zulasını alacağı sırada birisi ona ateş açar. Anna (sema) da, ateş ile karşılık verir.Ateş eden kişi yere yıkılır.Hafızası, ona ateş ettiği kişinin aslında ondan uyuşturucuyu alacak kişi olduğunu hatırlatır.Artık çok geçtir.Çünkü alacak kişiyi vurmuş,canını zor kurtarmıştır.Soru işaretleri çözüme kavuşurken,başka soru işaretleri çıkıyordu.Yine de hafızasına kavuşması onun rahatlamasına sebepti.

Paul, Schiffer ‘ı aramasına rağmen telefona cevap vermemektedir.Paul, yer altı estetikçisi ofisine girer.Etraf sakindir, anlamadığı bir anda pusuya düşer,ateş altında kalır ve yaralanır.Elindeki fotoğrafla Sema’nın eski yüzünü, yeni kimliğini aramaktadır.Doktoru gördüğünde adamın öldüğünü fark eder.Doktoru öldüren, Paul’u vuran mafya babası Azer Akarca’dır.Azer, Sema’nın yeni yüzünü, Paul’ün elindeki resimde görmüştür.Paul’u vurur ve öldürür.Azer, resme baktığında dehşete düşer.Bu her gün çikolata aldığı dükkandaki kadının ta kendisidir.Paul için hiç de beklemediği bir son olmuştur.

Anna (Sema) Mathılde ‘ye her şeyi anlatır.Mafyanın ülkücüleri kullanarak yaptırdığı işleri,Fransa’daki uyuşturucu ağını.İnsanların aralarındaki ilişkileri,bu işlerin içinde kimlerin olduğunu…Sema Türkiye’ye dönmek zorundadır ve Türkiye’ye geri döndüğünde tüm sorunların orada çözebileceğini bilir.Türkiye’de, Fransa’daki olaylar basını meşgul etmektedir.Televizyonda, mezarlıkta ölen emekli polis Jean Schiffer ‘ın cesedi bulunmuştur.Anna’nın malı vereceği kişi Schiffer ‘dır.Bir diğer haberde yer altı plastik cerrahının evinde bir polis ve doktorun cesetlerinin bulunduğudur.Fransa İçişleri Bakanlığı ayağa kalkmıştır.İlk defa mafya polis ilişkisi bu kadar ayyuka çıkmıştır.Fransa’nın Azer’den haberi vardır.Bir iş adamının, böyle bir mafya olayına karışması büyük bir sansasyon olmuştur.Polisler Azer’in Paris’in 40 km. dışında sebze fabrikası olduğunu ortaya çıkarmışlardır.Burada büyük bir basınç odası bulmuşlardır.Cinayetlerin işlendiği yer bulunmuştur.Diğer gün, Paris banliyösündeki küçük çikolata dükkanına ateş açılmıştır.Sema, zamanında onları köyden alıp okutan büyük ülkücü İsmail Kutsi’ye ulaşıp hesap soracaktır.Azer, İstanbul’a gelip telefon bekler.Anna her şeyi bilmektedir.Anna, telefon açarak Azer’le buluşur ve birlikte İsmail Kutsi’ye giderler.İsmail Kutsi onları yan yana görünce şaşırır.Anna, İsmail Kutsi’yi tereddüt etmeden vurarak öldürür.Bunun üzerine Azer’de, Anna(Sema)’yı vurarak öldürür.Azer artık tek başına bir babadır.Ortadan İsmail Kutsi ve Anna kalkmıştır.Herşey istediği gibi gitmiştir.Azer, memleketi olan Gaziantep’e geri döner.Peşinde fark etmediği Mathılde vardır. Mathilde,Sema’nın öldüğünü tahmin ediyordur.

Gaziantep’in dağlarındaki yüz heykelleri çocukluğundan bu yana hiç değişmemişti.Biri O’na Fransızca dur, der.Azer geriye döndüğünde Mathılde görünce her şeyin sona erdiğini fark eder.Mathilde hiç tereddüt etmeden Azer’i öldürür.Azer’in yüzü hayran kaldığı taş heykellere çarpar ve öldürdüğü üç kadının yüzünün şeklini alır.