Etiket arşivi: Franz GrillParzer Eserleri

Franz GrillParzer Yoksul Çalgıcı

Eğer halk bayramı denen bir şey varsa o da her yılın Temmuzun da gökteki ay on dördü buldu mu o günden sonra gelen pazarla onu izleyen günde Viyana da yapılan bayramdır.Halk bu bayramı kutlar.Yalnızca halk kutlar.Birigitte kilise bayramına kadar günleri adeta iple çeker.Uzun beklemelerden sonra o günde gelir çatar.O zaman sessiz kentte bir kıyamet kopar,sınıf farkı kalmamıştır.Sivillerle askerler bayramın heyecanını ortaklaşa paylaşırlar.Tuna köprüsü yeni güçlükler göstermektedir.Arabalar arasındaki mesafe her saniye kısalmaktadır.
Yaşlı adama cebimden gümüş para çıkarıp ona uzattım yaşlı adam elleriyle geri çevirir gibi endişeli bir takım hareketler yaparak rica ederim rica ederim şapkamın içine şapkama dedi parayı önündeki şapkanın içine koydum o hemen aldı çok hoşnut cebine indirdi. Güler bir yüzle demek bir kez de bolca bir kazançla eve dönmek nasip olacakmış dedi.Cebinden verdiğim parayı çıkardı göğsüme doğru kaldırdı ellerinin arasında sıktı.
Kaç kez benimle alay ettiler,ama gene de size bu işin aslını anlatacağım,dedi.Birincisi ben hiçbir zaman gece geç vakte kadar sokaklarda dolaşmam bu nedenle çalgı çalarak şarkı söyleyerek kimseyi kötü durumlara sürüklemeyi doğru bulmam.İkincisi insan her işte az çok düzenli olmayı bilmelidir.Tersi halinde karışıklığa düşer,bir daha yakasını kurtaramaz.Üçüncüsü efendi ben gündüzleri yalnızca halk için çalarım yavan ekmeği bile bin bir güçlükle kazanırım gecelerimse yoksul sanatıma ayrılmıştır.Parasal sıkıntım gittikçe artıyor geçimimi müzikle sağlamaya karar verdim.Elimde kalan paranın izleri oranında bütün ustaların özellikle eskilerin yapıtlarını çalmak ve öğrenmek için kopya ettim.
Aradan uzun yıllar geçti meğer bir mutluluk alnıma yazılıymış bir gün barbara çıka geldi.Kocası para tutmuş kenar mahallelerin birinde bir kasap dükkanı açmış.
Yaşlı adam şarkısını çalmaya başladı .Benimle artık ilgilenmiyor boyuna çalıyordu.Sonunda çıktım ayağa kalktım masanın üzerine birkaç gümüş para koyup çıktım o hala çalıyordu.
Bizim kemancıysa büsbütün aklımdan çıkmıştır.İlk yaz gelip de buzlar çözülmeye başlayınca ve Tuna da taşınca alçaktaki dış mahallelerin sellerin basması onu yeniden anımsamama neden oldu.Bartener sokağının dört bir yanı göle dönmüştü.Yaşlı adamın yaşamından endişe edilemezdi.Çünkü o çatı arasında oturuyordu Yer katında oturanlar arasında ölüm işini görmüş, kurbanlar toplamıştı.Ama gene de o bütün yardımlardan uzak kötü bir durumda olmalıydı.Su baskını sürdükçe elden bir şey gelmezdi caddelerde parça parça olmuş kayıklar,ev eşyaları bodrumlarda duran ve yüzen eşyalar kapıyı itip içeri girdiğim zaman gözüme bir sürü ceset ilişti.Her yanda ağıtlar yas çığlıkları çocuğunu arayan anneler annesiz kalmış çocukların bağırışları geliyordu.Anlaşıldığına göre benim gitmek istediğim evden çıkıyordu.Biraz daha yaklaşınca cenaze alayıyla arasında bazı kimselerin gidip gördüklerini gördüm avluya girdim ihtiyar bahçıvan kadın beni karşıladı hemen tanıdı göz yaşları içinde selamladı.Evet zavallı yaşlı dostumuz şimdi meleklerle çalışıyor.O melekler ki ondan daha iyi olamazlar.Sel geldiği zaman o dürüst adam yukarıda odacığında oturuyordu.Su basıp da çocuklar bağrışıp çağrışmaya başladığı zaman hemen aşağı fırladı su biraz çekilince bir yüzücü gönderip papazı çağırdık Papaz geldiği zaman o birden yatağında doğruldu sanki uzaktan gelen bir şarkıyı dinlemek istiyormuş gibi yüzünü yana çevirdi ve gülümsedi sonra düştü öldü.Hele bir çoban yukarıya sizden sık sık söz ederdi.Madam da yukarıda gömme giderlerini biz üzerimize almak istedikse de kasabın hanımı razı olmadı.
Aradan birkaç gün geçti merakını yenemeyerek kasabın evine gittim neden olarak da yaşlı adamın kemanını anı olarak saklarmış isteğimi ileri sürdüm aileyi toplu olarak bir arada buldum isteğimi söyledim ve oldukça yüksek bir fiyat önerdim kadın sandalyesinden doğruldu nasıl olur bu dedi keman bizim Jacob’un birkaç altın olmuş olmamış fark etmez kemanı duvardan indirdi gözden geçirdi tozunu üfledi çekmeceye koydu ve sanki bir haydut dan korkuyormuş gibi sertçe kilitledi.Yukarıdan aşağı bir oluktan boşanırcasına göz yaşı akıyordu.