Etiket arşivi: Fiyodor Dostoyevski Romanları

Fiyodor Dostoyevski Beyaz Geceler

Hanry yalnız başına yaşayan, kimse ile arkadaşlığı olmayan ama şehri, insanları, evleri sanki yakın tanıdıkları gibi bilen, küçük yazılar yazan bir yazardır. İnsanlar ona o kadar aşinadır ki en küçük değişikliklerin bile farkına varmaktadır.

Mevsim yaz ve insanlar tatil için bir yerlere gitmektedir. Kendini sanki terkedilmiş, koca şehirde yalnız bırakılmış hisseder. Bu düşüncelerle yürümeye başlar. Kendini şehrin dışına çıkmış bir şekilde bulur. Vakit akşama yakın olmuştur. Geri dönmek için yola düşer ancak hava kararır. Gecenin ilerleyen saatlerinde şehre ulaşır. Rıhtımın yanından geçerken bir genç kızın ağlama sesini duyar. O sırada sarhoş bir adam kıza musallat olur. Kendini kızı kurtarmak zorunda hisseder ve yardım eder. Sarhoş adamı uzaklaştırmak için birkaç yumruk dahi atmak zorunda kalır. Adam elinden avı alınmış yırtıcı bir hayvan gibi öfke ile oradan ayrılırken hatrısayılır sözü de söylemeyi ihmal etmez. Kız korkmuş, ürkmüş bir haldedir. Kızın yanına yaklaşıp onunla konuşmaya başlar ve bir süre sonra birbirlerine hayat hikayelerini anlatırlar. Nestenka, yaşlı halası ile birlikte yaşayan bir kızdır. Anne ve babasını uzun seneler önce kaybetmiştir. Hayat şartlarının zor olması onlara evlerine bir pansiyoner almak zorunda bırakır ve bir genci pansiyoner olarak alırlar. Zamanla Nestenka Anderson’a aşık olur. Birbirlerini çok severler. Halasının bu ilişkiyi anlaması sonucunda Anderson evi terkeder. Para kazanıp Nestenka’yı almaya gelecektir. Bir yıl sonrası için sözleşirler ve Anderson gider. Kızın ağlama sebebi ise aradan bir yıl geçmesine ve sevdiği adamın şehre gelmesine rağmen onu aramamış olmasıdır.

Bu sohbetin sonunda Nestanka Hanry’yi kendisine aşık olmaması için uyarır. Aralarında başlayan arkadaşlık sonrasında birkaç kez görüşürler. Hanry, Nestenka’ya yardım etmek sorununu çözmek için kolları sıvar. Kızın Anderson‘a bir mektup yazmasını ister. Bu mektubu alır ve Anderson’a ulaştıracak biriyle yollar. İki gün sonrası için Nestanka Anderson’u bekleyeceğini yazar mektupta.

Aradan iki gün geçmiştir. İki dost rıhtımda Anderson’u beklemesine rağmen gelmez. Birkaç gün boyunca aynı yerde aynı saatlerde beklerler. Bu esnada Hanry onu teselli etmeye çalışmakta iken birbirine karşı birşeyler hissetmeye başlarlar. Nestanka’da Hanry’ye karşı ilgisiz değildir. Onun konuşmaları, hayatı Nestanka’yı çok etkilemektedir.

Yine umutla beklenen bir günün sonunda Nestanka artık iyiden iyiye umutsuzluğa kapılmaya, Anderson’un gelmesinden umudunu kesmeye başlamıştır. Bu umutsuzluk içinde Nestanka sitemler yağdırırken Hanry O’na olan aşkını dile getirir. O ilk günden bu güne Nestanka’nın hayatına nasıl girip yer ettiğini anlatmaya başlar. Nestanka da onun bu sevgisine karşılık verir. Hanry’nin sevgisini kabul eder tam da bu esnada Anderson çıkagelir. Her ikiside donakalır. Kelimeler sanki unutulmuş herşey silinmiştir o an. Nestanka Hanry’nin elini bırakarak Anderson’un boynuna sarılır ve el ele oradan uzaklaşırlar.

Ertesi gün Hanry çok geç uyanır ve kahya kadın ona bir mektubu olduğunu iletir. Mektup Nestanka’dan gelmektedir. Hanry’den özür dilemekte onu çok sevdiğini ama bu işin böyle olmaması gerektiği yazılıdır satırlarda.