Etiket arşivi: Erhan Bener Romanları

Erhan Bener Oyuncu

Kitabımızın kahramanı orta yaşlarda üç çocuk annesi Nihal hanımdır. Uzun bir evliliğin başarıyla sürdüre gelmiş kahramanımız günün birinde genç yaşlarda aşık olup evlendiği Kerim Turgut Bey’’n kendisini aldatmaya yönelik hareketlerinin en sonuncusunun kendi fiziksel görünümü yetersizliğine bağlamış olmanın verdiği bunalımla günlerini geçirmektedir. Aslında Kerim Turgut Beyin kendisine olan sevgisinden ve sadakatından hiçbir kuşkusu yoktur. Ama yine de içine kurt düşmüştür. Artık belki ortada çocukları olmasaydı kadınlık gururunu kırıcı, vereceği tepki çok daha sert olabilirdi. Çocukların babalarına olan varlıkları ve itimatı o derece yüksekti ki Nihal Hanım herhangi bir yanlış tepki vermenin riskini taşımak cesaretini kendisinde bulamıyordu. Tam bu noktada kendisine akıl verecek kişilerden en uygunu olan eski çocukluk arkadaşı Aşın Hanımı kendisine kılavuz olarak seçti. Ona göre Nihal Hanım olaylara hiç müdahalede bulunmadan işleri oluruna bırakmalıydı. Bu fikir Nihal Hanımında önceden beri düşündüğü bir fikir olmakla beraber tek başına uygulamaya koymaya cesaret edemediği bir fikirdir. Acaba Kerim Turgut Bey bu sefer gerçekten başka birisine mi aşıktı? Onu aldatmakta mıdır? Eğer bu böyleyse Nihal Hanım nasıl yaşayacaktı? Nereye güvenecekti? Artık o eski güzel, kendine güveni olan Nihal gitmiş, yerine ilerlemiş yaşının getirdiği hastalıklar, saçlarına beyaz düşmüş bir kadın haline gelmişti. Tek sorumluluk hayatında çocukları vardı. Çocuklarının mutluluğu memnuniyeti onun bu sarsılan ilişkinin düzeltilmesi noktasında kendisinin alacağı tavrı belirleyecekti. Sonu bilinmeyen bir serüvene yol açmak üzereydi.

Kerim Turgut Bey bir yaşam düşünememişti. Kendisinin ondan önce öleceğine inanıyordu. Kendisine bu bir çeşit huzursuzluk veriyordu. Nafi Bey de emekli bir defterdardı. Memuriyet yaşamanın tümüne Anadolu’nun çeşitli illerinde Vergi Dairesi müdürlüğü yapmıştır. 1950 seçimlerinde Demokrat Parti iktidara gelince kafası bozulmuş ve emeklilik için başvurmuştur. Nasıl olsa emeklilik süresi otuz yılı aştığı için alacağı ikramiye ile yarım kalan apartmanını onarmaya kalkışmıştır. Aralarındaki geçimsizlik ne kadarda çok şiddetli olduysa da Kerim Turgut Beyin ölümünün ardından Nihal Hanım çok büyük bir üzüntü yaşar. Çocuklarına göre Turgut Bey Nihal Hanım için yaşama nedeniydi. Turgut Beyin ölümünün ardından Nihal Hanım istemeyerekte olsa çocuklarının yanında kalmayı kabul etti. Ama sonunda beklenen ve kaçınılmaz olan oldu. Tartışma başladı ve Nihal Hanım evi terk edip gitti ve bazı düşünceler Nihal Hanımın kafasında şu şekilde gelişti; bir gün bir yerde hesap verebilmeli, insan ölmeden önce avunabilmeli, bunu Tanrısal bir adalet korkusuyla düşünmedim hiç, çünkü hiçbir ceza insanın kendi kendisine suçlayışı kadar ağır olamaz. Yaptığın yanlışları yenilememek için hayata yeniden başlamayı isterdim. Aynı koşullarda aynı yanlışları yapar mıyım? Sanmıyorum.

Öylesine bir kadercilik huzur arayanlar için çok kolay bir çıkış yolu olurdu. En büyük yanlışlığı “ Oyuncuyu “ yazarken yaptım. Oyuncuyu yazmaya başladığımda geceleyin böyle olacağını sezmeme karşın, o kadarını göremezdim. O yüzden ssde pek çok yanlış yaptım. Bunu burada itiraf etmek zorundayım. Bir şey daha var. Her şeyden önce rahmetli Kerim Turgut hiçbir zaman gerçek bir oyuncu olmadı. Kişilerini kendi yeğlediği biçimde kimi zaman doğaya aykırı, insan doğasına aykırı, koşullara aykırı yönlendirmeler ve soyutlamaya kalkıştı. Hafifletici nedenler, koşullar birkaç işten başka bir şey değildir. İnsan kendi kendisine egemendir. Bu başkalarının suçluluğunu ortadan kaldırmaz.

Hepimiz her şeyden sorumluyuz ve hepimiz her şeyden suçluyuz.