Etiket arşivi: Agatha Christie Romanları

Agatha Christie Zehiri Kim Verdi

Luke Fitzwiliam yıllardan sonra İngiltere’ye döndü. Acaba buraya yeniden alışabilecek miyim diye düşünmüş;Hatta Londra trenine binerken bile aklında bu soru varmış. Ne yapacağım? Neyle oyalanacağım ? Diye düşünüyormuş .Tam yarım saat sonra tren yavaşladı.Luke başını kaldırıp dışarı baktı.
Aklına yine o soru gelmiş! Buraya alışabilecek miyim.Luke asık yüzlü bir hammal’a tren nereye gitti diye sordu .
Hamal “hangi tren dedi”
Luke’de şu cevabı verdi “Londra ekspresinden bahsediyorum dedi” .
Hamal ise şu cevabı verdi.”Londra ekspresi hiçbir yerde durmaz”
Luke’de şöyle yanıt verdi “Ama durdu”
Hamal ise şu sözleri saffetti.”O durmak sayılmaz kırmızı ışık var diye durmuştur” dedi
Luke “hangi trene binmemi tavsiye edersiniz” diye sordu.
Hamal “10.25 trenine binmeniz iyi olur”diye yanıt verdi Daha sonra Londra treninin önemini belirtmek için homurdana homurdana gözüktü Adam bunu da kaçırmak niyetinde değildi.Burada tek bir yolcu vardı o da yaşlı bir kadın.Luke Onu halalarından birine benzetti.Mildret halaya kadın Luke on yaşındayken.Büyük bir yüreklilik göstererek Onu yılan beslemesine razı olmuştu. Tren beş dakika sonra hareket ederken Luke ciddi bir tavırla gazetesini açtı.Aslında tek satır okuyamayacağının farkındaydı .Yaşlı kadın Luke’den ilk önce camı kapamasını istedi sonra treni övmeye başladı
Luke “Tabi,tabi” diyerek cevapladı.
Yaşlı kadın konuşmasını sürdürdü “geçenlerde gazetede bir cinayet haberi okuyordum”dedi “Şu birkaç adamı zehirleyen adamı biri adam kime garip şekilde bakarsa Onu çok geçmeden zehirleyip öldürdüğünü “söyledi.
Luke Hayretle kadına baktı zavallı kadın titremeye başlamış pembe yanakları solmaya başlamıştı Önce o ifadeyi ammy gibs olayında fark ettim gerçekten ammy gibs çok geçmeden ölmüştü sonra cartel en son olarakta Tomy Pierse dünde sıranın doktor Hubleby başka onun kurtulması gerek işin kötüsü ona kalkıp bunları anlatsam bana inanmaz.Oysa scotland yard’da böyle olmayacak.Çünkü oradakiler cinayete alışkınlardır.
Luke pencereden göz attı “ A gelmişiz bile “dedi telaşla çantasını ,şemsiyesini aldı Luke ciddi bir tavırla Scotland Yardda size yararlı önerilerde bulunacaklarından eminim sahi mi işte bu çok iyi çantasını karıştırdı ve size kartımı vereyim a yalnız bir tane kalmış onu da Scordland Yarda saklamalıyım diye bir diyalog yaşandı
Adım Mis lavina Fulertoon
Luke gülümsedi “tanıştığımıza memnun oldum “dedi “benim adım da Luke Fitz Wiliam” diye ekledi Tren peronuna girerken “size’ de taksi bulayım mı ? “ dedi Mis lavina Luke’nin elini büyük bir dostlukça sıktı Daha sonra kalabalığı karışarak kayboldu
Jimy Lorimer Luke’nin okul arkadaşıydı .Genç adam Londra’ya varır varmaz hemen Jimm’e gitti .O gece beraber eğlenmeye gittiler.Ertesi sabah Luke’nin başı çatlayacak gibi ağrırken Jimy Kahvesini içmişti Birden kendine gelince Özür dilerim Jimy diyerek mırıldandı “Gazeteye çok daldın okuduğun nedir siyaset haberimi ? dedi
Yaşlı kadın konuşmasını sürdürdü .”Ben Londra’ya çok önemli bir iş için gidiyordum” dedi .Luke yaşlı kadının gözündeki parlak ışıltıya dayanamadı Zaten eninde sonunda mesleğinin ne olduğunu öğreneceğini de biliyordu . Yaşlı kadın Luke’yi subay olarak biliyordu Lukede yaşlı kadına ben subay değilim dedi .
Yaşlı kadın ise “Ah özür dilerim güneşten iyice yanmış olduğunuz için doğudan izinli olarak evinize döndüğünüzü sanmıştım” dedi.
Luke”Gerçekten doğudan dönüyorum ama izinli değilim”diye cevap verdi fazla soru sormasın diye gerçeği olduğu gibi söyledi “ben polisim” dedi Yaşlı kadın ise “ Ah çok ilgi çekici “dedi
Luke kaşlarını havaya kaldırdı “Ciddimi diye yanıt” verdi
Yaşlı kadın sevinçle “evet”diye cevap verdi Ancak dediğim gibi sabah Pooh’un yüzüne treni kaçırdım umarım geç kalmam Scotlant Yarddakilerin çalışma saatleri çok sınırlı değildir öyle değil mi?
Luke” sanırım saat dörtte kapıları kapatıyorlar” dedi.Yaşlı kadının suratında endişeli bir ifade belirmişti.
Kadın Luke’ye bir cinayet olayından bahsetmişti
Luke hayretle başını kaldırmıştı.”Cinayet mi “ diye sordu

Yaşlı kadın “Şaşırdınız belli başlangıçta bende şaşırdım” dedi “hayal gücümün fazla çalıştığını zannettim “dedi

Luke sordu”gerçekten hayal gücünüzün güçlü olmadığına emin misiniz”
Kadın kesin bi8r tavırla “elbette “dedi
Luke aynen şöyle dedi”Yani birden fazla cinayet mi işlendi ?”diye sordu
Yaşlı kadın Sakin bir tavırla korkmayın “öyle diye mırıldandı”
Luke haklısınız efendim dedi.Hayır diye yanıtladı
Luke “ Çok garip bir şey dün trende yolculuk ettiğim kadına araba çarpmış “
Jimmy “Zavallı “dedi “ Peki ölen kadının o olduğuna nereden anladın O olmaya bilirde ,hem otomobil çarptıktan sonra kaçmış nasıl olsa şoförü cezalandırılır.
Luke gazeteyi bırakıp arkadaşına eğildi “ Trende bir yaşlı kadınla seyahat ettiğimi söz etmiştim hatırlıyor musun?”
“Mildret halana benzettiğin kadın mı “
“Evet Ona araba çarpmış galiba iddiasına göre köylerinde bir katil vardı devamlı adam öldürdüğünü söylemişti.”
Jimmy “ bana kadının bunak olduğunu söylememiş miydin
Luke”Ben onun bunak olmadığına aksine gayet akıl başındaydı Katilin bir iki kurbanının adını söyledi.Kurbanın adı da DR.Humbleby di iyi bir adam olduğu için çok endişeliydi.Luke meydana gelen garip olayları aydınlatmak amacıyla olayların meydana geldiği köye gitmeye karar verir.Bu köyün adı AŞHE dir.Köye gittiğindede ona bir arkadaşının kuzeni yardım edecektir.Köye gittiğinde köyde yaşlı kadının söylediği şekilde garip ölüm olayları meydana gelmiştir. Arkadaşının kuzeninismi Brigettir.Briget lord Easterfield isimnde biriyle nişanlıydı.ve biuu adam kendisinin önemli biri olduğuna inanıyordu.Luke arştırmalarına dottorrun yanında çalışan doktor tomassı araştırdı.ve bu adam doktor run ölümünden sonra kendine güveninin geldiğini doktor ölmeden öncede doktorla tedavi konusunda pekte hemfikir olmadıklarını tesbit etti.Ayrıca doktorun kızı olan Rozeyede aşıktı.Ve doktorda ikisinin evlenmelerine karşı çıkmıştı. Daha sonraları Luke köyde meydana gelen bütün ölüm olaylarını araştırmaya başlar ve ilgili olanlarla sohbetler yapar.
Polislik yapan Luke köyde durduğu süre içerisinde şüphelendiği şüphelilerin listesini ve ölenlerin ölüm sebeplerini bir liste halinde hazırlar.Şüplhelendiği bütün şüphelilerle kodnuşmaya ve sohbet etmeye başlar.
Bütün ipuçlarını bir araya toplamaya çalışır.Bütün dikkatini trende tanıştığı yaşlı bayan trafik kazasında ölen yaşlı bayan Fulerton’un Londra’da öldüğü gün Derby atyarışları yapıldığı için kasabadaki atyarışı oynayan ve ödülkazanan dolayısıylada Londraya gidenler üzerine dikkatini toplar ve şüphelilerde buna göre süzmeler yapar.Katilin 4 kişiden birisi olabileceğini düşünür.Bunlar;Doktor Thomas,Avukat Abbot,Emekli binbaşı Horton ve Antikacı Sorty olabileceğini düşünür.
Katil olarak belirlediği ve şüphelendiği kişileri ve delilleri kıyaslama yapar.Ölen şahıslarla aralarındaki bağları kurmaya çalışır.
Fakat kesin deliller olmadığı için bir sonuca ulaşamaz.Bir cinayet daha olmasını ister ve kendi kendine bu düşüncesinden dolayı hayıflanır. Luke daha sonra orada roman yazmak isteyen birisi olarak değil bu cinayet olaylarını çözmek için oraya geldiğini yaşlı bir bayana anlatır.Böylece daha somut deliller bulabileceğini düşünür.
Yaşlı bayanında katilin kendisine yani Luke’de saldırabileceğini düşünür.Luke bunu hiç düşünmemiştir.Bir akşam Luke en fazla şüphelendiği Antikacı Sorty’nin evine gizlice girerek evda araştırma yapar.
Araştırma necesinde evde bir öksürük şurubu,Tommi işini halletmeli şeklinde bir not ve öldürülen Emmy Gibbs in bir suluboya resmini bulur.Ve Luke evdeyken eve Sorty gelir ve eve geldiğinde Sıorty nin elleri kurumuş kan lekeleriyle görür.
Evden dışarıya çıktıktan sonra daha önceden aşık olduğu vöe kendisine evlenme teklif ettiği arkadaşının kuzeni olan ve yanında kaldığı Bridget’e rastlar ve Brigette ona aşık olduğunu söyleyinde beraberce yürüyerek eve doğru giderler.Evöin önüne geldiklerinde kapının yanında Lord Esterfil’in kovduğu şoför Rivers hareketsiz bir şekilde dizçöker vaziyette ölmüş olduğunu görürler.Daha sonra Luke katilin Sorty olduğuna kesin olarak kararını verir.
Daha sonra bunu doktor Thomas a anlatır fakat doktor buna delil olmadığı için inanmazı. Daha sonra Brigetle beraber kaldıkları Lord Esterfildin evine gittiler.Lord evde içki içiyordu ve neşeli bir hali vardı.Ben dindar bir adamım.İlahi adalete inanırımDiyerek bütün cinayetlerdeki bağlantırını anlattı.
Benimle kim tartışırsa fazla gğeçmeden ölüyor diyerek içmesine devam etti.Luke birgün sonra Scotland Yard a gitti ve trende tanıştığı yaşlı bayanın ölümü ile ilgili olarak tahkikat yapan memurla bir konuşma yaptı.
Kadına çarpan aracıl Bir Rols Roys marka otomobil olduğu ve bir trafik polisininde aracın plakasını aldığını öğrenir ve o plakanında Lord Esterfilde ait olan araca ait olduğunu öğrenir.Fakat polis aracın osırada bir pastanenin önünde durduğunu ve şoföründe içerde çay içtiğini söyler.Luke bu defade kesin olarak katilin Lord Esterfil olduğuna karar verir.Ve bundanda çok emindir. Daha sonra köye geri döner ve sevgilisi Birigetle beraber Lordun yanını giderler.
Sevgilisi Lordla olan nişanını bozmuştur.Ve Lordda Lukeyi tehdit eder.Lukla beraber Briget lordun eski nişanlısı olan Miss Flegt le beraber kalmak için onun evine gider.Eve geldiklerinde bayan Flegt çay hazırlar fakat briget çay içmemektedir.
Bu yüzdende çayı içmez fakat bardağını yaşlı bayan görmeden pencereden döker.Daha sonra yaşlı bayan eski elbiselerinin olduğunu ve bunları köyün dışında oturan bir bayana vermesi gerektiğini ve beraberce gidebileceklerini sorar ve Brigette bunu kabul eder biraz yürüdükten sonra kimsenin olmadığı bir yerde otururlar yaşlı bayan çayını içtiğini düşündüğü Brigete uykusunun gelip gelmkediğini sorar ve Brigğette numaradan uykusunun geldiğini söyler ve numaradan uyumaya başlar.
Bu sıradada yaşlı bayanın hançer çıkardığını görünce onu konuşturmak için yaşlı bayana sorular sorar ve yaşlı bayanda bütün olaylarını Lord Esterfildden nefret ettiği için ve ondan intikam almak istediği için yaptığını belirtir bıçağıda Lordun evindençaldığını ve üzerinede Lordun parmak izlerini nolduğunu bundan sonra Lordun kesin olarak tutuklanacağını ve böylelikle lorddan intikamını alacağını anlatınca bütün cinayetleri yaşlı bayanın işlediği ve katilin yaşlı bayan olduğu ortaya çıkar.

Agatha Christie Ölümün Sesi

OLAYLARA KARIŞANLAR:

Bob Pritchard : Genç ve yakışıklı avukat. Dedektif rolü oynamaktan
hoşlanmıyordu.
Cynthia Sinclair : Güzel bir kız. Bob’un bazı şeyleri öğrenmesini
istiyordu
Laura Sinclair : Cynthia’nın annesi. Dalgın bir kadındı.

Gerald Mitchell : Cynthia’nın nişanlısı. Çabuk öfkeleniyordu.

Martha Bantry : İhtiyar bir kız. Burnunu sokmadığı iş yoktu.

Timothy Day : Köyün doktoru. Herkes onu seviyordu.

Virian Ashley : Bir ayyaş. Çok geçimsiz bir adamdı.

Jane Ashley : Virian’ın karısı. Güzel ve kibar bir kadındı.

James Roland : Yaşlı rahip. Köyde bir kötülük kaynağı olduğunu
seziyordu.
Edgar Templeton : Yaşlı bir binbaşı. Çok sert bir insandı.

John Horbury : Scotland Yard’dan müfettiş “Uzun” John herkesten
şüphe ediyordu.
Tommy Gale ve
Bertie Stoud : İki çocuk. Dedektifliğe çok meraklıydılar.

BOB PRITCHARD’IN ELİNDE ŞU İPUÇLARI VARDI:
İmzasız mektuplar…
Bir kağıt parçası…
Bir mendil…
Bir çuval…
Bir kriko…
Yarıda kalan bir şarkı…
Eski bir savaş…
Gizli bir görev…
Bir aşk macerası…
Bir defter…

BOB PRITCHARD’IN ŞU SORULARI YANITLAMASI GEREKİYORDU:
Dr. Day, Martha’dan neden nefret ediyordu?
Kağıtta sözü geçen kimdi?
Ashley şüphelerinde haklı mıydı?
Bayan Sinclair’in bildiği neydi?
Cynthia neden üzülüyordu?
Gerald niçin korkuyordu?
Sonunda Martha Bantry’i kim susturmuştu?
Hemşire Gary neden telaşlıydı?
Özel dedektifi kim tutmuştu?
Martha’nın günlüğü neredeydi?

Martha Bantry, kırk dokuz yaşlarında bir bayandır. Çıkrıkta Çin köpeğinin tüylerini bükerken, arkadan şiddetli şekilde başına darbe alarak ölmüştür. Tam öldürülürken olanca sesi ile şarkı söylemektedir.
Martha Bantry, köyde hiç sevilmeyen hatta nefret edilen bir kişiydi. Herkesi dedektif gibi takip ederdi. Birçok kişinin herkesten sakladığı sırrını biliyordu. Bu sırları da bir mektup halinde kurbanlarına yollar ve tehdit ederdi. Yani Martha ölünce herkes rahatlamıştı. Öldürmeye en yakın isimler Dr.Timothy Day, Jane Ashley, emekli binbaşı Edgar Templeton idi.
Dr.Timothy hastasının karısı ile ilişkideydi, hastası içki bağımlısıydı. Hastasının karısı ile köyün dışında bir otelde buluşmuşlar ve Martha Bantry bundan haberdar olmuştu. Tehdit mektubu yazarak doktoru ve sevgilisini zor duruma düşürmüştü.
Emekli binbaşı Edgar Templeton köyün en zengin ve en sert kişisiydi, herkese emirler yağdırırdı. Onun da sırrını Martha Bantry öğrenmişti. Mr.Templeton Kore Savaşına katılmıştı, aslında bir erdi. Kore Savaşında kimsesi olmayan komutanı ölünce tüm mirası kendisi almıştı. Mr. Templeton’un bir karısı vardı, karısı bir aşçıydı ve kimsenin onu tanımasını ve geçmişini öğrenmesini istemiyordu. Bu nedenle savaşta öldüğü izlenimini uyandırarak, köye yerleşmişti. Fakat sırrı öğrenilmiş ve o da mektuplarla tehdit ediliyordu.
Aslında Martha Bantry’i, herkese kötülük yapmasından dolayı rahip öldürmüştü. Rahip ölmek üzereydi ve ölmeden önce herkese iyilik yapmak istemişti, fakat bunu bilmeyen polis teşkilatı suç aleti bahçesinde gömülü bulunan binbaşıyı yakaladı. Binbaşı Martha Bantry’i öldürmemişti. Fakat kendi karısını ortaya çıkmaması için öldürmüştü. Bunu bilen rahip , Bob Prıtchard ve Laura Sinclaır polise gerçeği hiçbir zaman söylemediler. Yaşlı binbaşı Edgar Templeton da cinayet suçundan hapse girdi.