Erdal Atabek Alkol ve insan

Sosyal yaşantımızda içkilerin yeri öteden beri var. Alkollü içkiler sorunlarını da birlikte getirmekte. Bu sorunlar bilmekle beraber genelde kendisini göstermeleri beklenmektedir. Aile içinde sorunlar, iş yerinde sorunlar, arkadaş çevresinde sorunlar ve bu sorunların artarak çevreyi de ilgilendirmesi gibi….
Alkollü içkiler çağın insanı için de, çağdaş toplumlar için de sorun. Gelişmiş ülkeler bu konu için enstitüler, merkezler kuruyor, alkollü içkilere karşı kampanyalar açıyor. Sorunlar ciddi boyutlarda. Diğer yandan alkollü içkiler sosyal yaşamımıza iyice girmiş, yaşam kültürümüzün neredeyse bir parçası olmuştur.
Ülkemizde kaç trafik kazasının alkollü içkilerden olduğunu, bıçaklı, tabancalı kaç kavganın kafalar çekildikten sonra çıktığını, alkole bağlı hastalıkların, aile kavgalarının oranını kesinlikle bilmiyoruz. Bildiğimiz; ülkemizde alkollü içkilerin giderek çok tüketilmeye başlandığıdır ve yaralamalarla, ölümlerle sonuçlanan bir çok olayda işe alkolün karıştığıdır.
İnsanlık tarihi kadar eski olan alkolün neden içildiği, insanları içki içmeye yönelten psikolojik etkenleri araştırdığımızda şunları buluyoruz:
Sevinç
Üzüntü
Ruhsal gerginlik
Baskı
Düş kırıklığı
Heyecan
Can sıkıntısı
Güvensizlik
Önemsenmeme
Bu sebeplerden doğan bunalımlar, içkiye yönelten en önemli etkenlerdir. İçki içmek, bu durumlardan bir kaçış olmakta ve koşulları değiştiremeyince kendi durumunu değiştirmek kolay yol olarak görünmektedir. Bu yola götüren araç da içkidir.
İçki içmeyi sorun durumuna getiren de budur. Bu etkenlerin kendine özgü gerçekçi çözümlerinin yerine, içkinin “örtücü” çözümüne başvuruldu mu sorunların çözülmesi şöyle dursun; yeni bir sorun demeti ortaya çıkar: “ALKOLÜN GETİRDİĞİ SORUNLAR” GÜLHANE Askeri Tıp Akademisi’nin Ankara ve Hacettepe Tıp Fakültelerinin öğretim iyelerinden 106’ sının imzasını taşıyan ortak bir açıklama, “alkolizmin bütün dünyada en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu, gençleri alkolizme götüren yolun önemli bir başlangıç noktası olarak serbest bira satışlarını ve reklamlarını göstermektedir. Alkollü içki statüsünde görülmeyen bira birçok genci yanılttığı gibi alkol tedavisinde de bu bakış açıcısı yüzünden sorunlar çıkarmaktadır.” Araştırma neticesinde Televizyon reklamlarının yasaklanması ve içkili lokantalarda 18 yaşından küçüklere bira dahil satılmaması gündeme gelmiştir.

ALKOLÜN BİYOKİMYASI

Alkollü içki içildiği zaman etil alkol de vücuda girmiş olur. Alkol, doğal bir besin maddesi değildir. Vücut, doğal olmayan bir madde geldiği zaman onu en kısa zamanda atmak için çalışmaya başlar. Alkol girdiği anda, vücudun alkolü atma mekanizması harekete geçer ve alkol tümüyle atılıncaya kadar bu mekanizmanın çalışması sürer.

Alkolün vücudu beslediği kanısı yanlıştır. Alkol yanarken ortaya enerji çıkar. Bir gram alkol 7 kalori verir. Bu kalori mekanik enerjiye dönüşür. Ancak bu enerji vücudu beslemez. Çünkü; alkolde aminoasit, esansiyel yağ asidi, vitamin gibi vücuda gerekli maddelerin hiç biri yoktur. Aksine alkol vücudun beslenmesini bozar. Alkolle alınan kalori aldatıcı bir duygu yaratarak besin alınmasını engeller.

İÇKİ VE RUHSAL DAVRANIŞLAR

İnsanın ruh davranışlarına yön veren üç önemli ruhsal etken vardır:
1.“id” adı verilen alt benlik: Kalıtımla geçen doğuştan var olan yapıda yerleşmiş bulunan her şeyi içerir. Alt benlik bilinçdışıdır, dış dünyayla bağlantısı yoktur, zaman ve yer kavramı tanımaz. Cinsellik ve saldırganlık dürtüleri alt benlikte bulunur.
2.Ruhsal aygıtın ikinci parçası benlik (ego) alt benlik ile dış dünya arasında uyumu sağlayan arabulucu işlemini yapar.
3.Ruhsal aygıtın üçüncü parçası ise üst benlik (süper ego)tir. Üst benlik aileden ve toplumdan gelen değer yargılarını içeren özel bir yapı olarak farklılaşmıştır.
İsteklerimizi, hareketlerimizi, iyi-kötü, doğru- yanlış diye niteleyen üst benliktir. Korku, utanç ve suçluluk duygusu üst benlik tarafından yaratılır.
Alkol alımı artınca üst benlik denetiminin azalması, giderek kalkması, kişinin toplumsal değer yargıları dışında hareket etmesine yol açar.

ALKOLÜN VUCUDA ZARARLARI

Alkolün, sindirim sisteminde; akut gastrit, kronik gastrit, mide ülseri, akut gastro-enterit, kronik kolit, Karaciğerde; alkol hepatiti, karaciğer yağlanması, karaciğer sirozu gibi hastalıklara, kalp-damar sisteminde; koroner hastalıklara, kardiomyopatiye, çevre sinir sisteminde; polinevrit ve beyinde de, merkezi sinir sistemi bozukluklarına yol açtığı saptanmıştır.
Ayrıca alkolün trafikte kazalara, sosyal ilişkilerde kopukluklara, tedavi aşamalarında olumsuzluklara, aile yaşamında şiddetli geçimsizliklere ve kişilik bozukluklarında neden olduğu da bilinen gerçekler arasında dır.

ALKOLİZMİN NEDENLERİ

Alkolizmin nedenleri üç yerde aranmalıdır: Kişinin kendine, aile içinde ve toplumda.
Kişisel nedenler arasında, bedensel ve ruhsal sebepler, baskıcı tutum, sorumsuz yetişme, alkolizme yatkınlık sayılabilmektedir.
Aileye bağlı nedenler arasında, anlaşamayan ve ayrılan eşlerin çocuğa karşı tutumu, ayrıldığı eşi çocuğa kötüleme, çocuğa ilgisizlik, çocuğu hırpalamak, aile içi anlaşmazlıklar, eşler arası geçimsizlik sayılabilir.
Toplumsal nedenler arasında, ekonomik çalkantılar, enflasyon, ekonomik sıkıntılar, iş yaşamının güçlükleri, hızlı toplumsal değişme ve bunun gelenek ve görenekleri zayıflatması sayılabilir.

ALKOLİZM RİSKİNİN ÖNEMLİ KRİTERLERİ

Kimler “alkolik olma tehlikesi” içindedir sorusuna “sürekli içki tüketen herkes” diye yanıt verilebilir. Ancak; Olaylar göstermiştir ki, sürekli içki içmekten daha önemli olan, kişiyi alkol bağımlılığına iten nedenlerdir. Bu nedenleri sıralamak gerekirse:
Ailesinde alkolik olanlar.
Yıkılmış ya da dağılmış ailelerden geleneler.
Kültürel yoksunluk çeken ailelerden gelenler.
Ruhsal-cinsel gelişme dönemlerini başarılı bir biçimde geçirmeden ergenlik ve delikanlılık dönemine gireler.

Önemli ve sürekli ruhsal sorun ve hastalığı olanlar
Değişik toplumsal zorl ama altında kalan ve bu duruma uyum sağlayamayanlar
Alkole karşı dayanıklılık direnci fazla olanlar

SARHOŞ OLMA TRENDİ
a.Davranışlar: Kırıcı, kavgacı, saldırgan davranışlar. Açık saçık küfürlü konuşmalar. Kendinden başka kimseyi gözün görmemesi, karşısındakini dinlememe, aşırı alıngan ve duyarlı olmak.
b.Hareketler: Hareket koordinasyonu bozulur, sendelemeler, yalpalamalar, dengesiz yürüyüşler başlar
c.Duyumlar: Fizyolojik duyumlar zayıflar, ağrı duygusu azalır.

d.Fizyolojik değişiklikler: Bulantı, kusma, alkol seviyesinin artmasıyla kişinin renginin solması, kan basıncının düşmesi, uzun ve horlamalı bir uykunun başlaması.
e.Akut alkol zehirlenmesi: 100 cc kanda 200 mgr. Alkol düzeyinin üstüne çıkıldıkça akut alkol zehirlenmesi görülür. Bu oran, 500 mgr.yi geçerse ölüm kaçınılmaz olur.

ALKOL PSİKOZLARI

Alkol psikozlar, alkole bağlı ruhsal sinirsel bozukluklardır. Dünya Sağlık Örgütü’nün bu konudaki sınıflandırmasına göre alkol psikozları şöyledir:
Alkolden kesilme sendromu: Kronik, uzun süredir alkolik ola bir kişi alkol miktarını birdenbire azaltır ya da kesere, değişik ölçülerde olumsuzluklar ortaya çıkar: baş ağrısı, yüzde kızarma, ateş yükselmesi, terleme, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal, kalp çarpıntısı, kan basıncında yükselme gibi…
Delirum Tremens: Bu hastalık akut bir organik beyin sendromudur. Bilinç bulanıklığı ve bozukluğu, yönelim kusuru, korku ve panik, sanrılar, yanılsamalar, görsel, dokunsal, işitsel yanılımlar gibi…
Alkol Hallüsinozisi: Hastalık dönemi korkulu, öfkeli, depresif olabilir, hasta intihar girişiminde bulunabilir.
Korsakov Psikozu: Yakın geçmişle ilişkili olarak ağır bellek bozukluğuyla ortaya çıkar, bellek boşluklarını doldurmak için de masallar uydurulur. Uzun süre alkol almış kişilerde, beslenme bozukluğu, vitamin eksikliği sonucunda ortaya çıkan organik beyin sendromudur.
Vernicke hastalığı: Bilinç bulanıklığı, yönelim bozukluğu, anlama güçlüğü göz kaslarında güç kaybı ya da felç sinir felci, ayakta durma ve yürüme güçlüğü gibi..
Alkol Bunaması: Beyin kabuğunda bozuklukla ortaya çıkan alkolizme bağlı bunamadır. Zihin yetilerinde yıkılma ve çökme görülür.
Alkol Paranoyası: Üst benlik denetimi zayıflar paranoid sanrılara karşı savunma çöker, bilinç dışı dürtüle ortaya çıkar. Kişi kendi kusurlarını başkasına yansıtma yolunu geliştirir.
Patalojik Sarhoşluk: Sara nöbetlerine benzer tepkiler, çevreye saldırmalar, derin uyku, ve uykudan uyandıktan sonra hatırlamama gibi…
Beyincik dejenerasyonu: Alğılamalarda ve hareketlerde gelgit ve kesiklik başlar
Ambiyobi: Özellikle yeşil ve kırmızı renklere karşı olmak üzere merkezi görme bulanıklığı olur.
Bunların dışında; Marchiafava hastalığı, Santral Pons miyelinozisi, beriberi, Pallegra bilinen diğer alkol psikozları olarak sayılabilir.

ALKOLİZM TEDAVİSİ

Alkol tedavisi için kişinin öncelikle alkole bağlı sorunları olduğunu kabullenmesi ve bu sorunlardan kurtulmak istemesi birincil koşuldur. Profesyonel yardım alması ve bilinen tıbben geçerliliği kabul edilmiş yöntemlere başvurması kaçınılmazdır.

ALKOLE KARŞI MÜCADELE YÖNTEMLERİ

Alkollü içki üretimini kısıtlamak, içki içilen yerlerin sayısını ve açık kalma süresini sınırlandırmak, içki şişelerine uyarıcı etiket koymak, içki içlen yerlerde uyarıcı levhalar bulundurmak kamu yetkilileri tarafından alınabilecek önlemlerdir.
Eğitim alanında yapılması gerekenler ise; okullarda alkolizmle ilgili eğitim yağmak, içki içen insanların eşlerini eğitmek, alkolle ilgili araştırma ödülleri koymaktır.
Sağlık hizmetleri alanında ise; içki reklamlarının kısıtlanması önemli bir etmen olarak düşünülebilir.

ALKOLE KARŞI SAĞLIK VE SPOR

Alkole karşı mücadele, alkol içerken geçiren zamanın daha olumlu uğraşlarla geçirilmesini de kapsar. Özellikle gençler için kitlesel spor önemli bir yöntemdir.
Sporu yaygınlaştırmak, hem zamanı olumlu değerlendirmek, hem de insanı alkolden uzaklaştırmak için kullanılması gereken doğru bir yöntemdir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>