Agatha Christie Ölümün Sesi

OLAYLARA KARIŞANLAR:

Bob Pritchard : Genç ve yakışıklı avukat. Dedektif rolü oynamaktan
hoşlanmıyordu.
Cynthia Sinclair : Güzel bir kız. Bob’un bazı şeyleri öğrenmesini
istiyordu
Laura Sinclair : Cynthia’nın annesi. Dalgın bir kadındı.

Gerald Mitchell : Cynthia’nın nişanlısı. Çabuk öfkeleniyordu.

Martha Bantry : İhtiyar bir kız. Burnunu sokmadığı iş yoktu.

Timothy Day : Köyün doktoru. Herkes onu seviyordu.

Virian Ashley : Bir ayyaş. Çok geçimsiz bir adamdı.

Jane Ashley : Virian’ın karısı. Güzel ve kibar bir kadındı.

James Roland : Yaşlı rahip. Köyde bir kötülük kaynağı olduğunu
seziyordu.
Edgar Templeton : Yaşlı bir binbaşı. Çok sert bir insandı.

John Horbury : Scotland Yard’dan müfettiş “Uzun” John herkesten
şüphe ediyordu.
Tommy Gale ve
Bertie Stoud : İki çocuk. Dedektifliğe çok meraklıydılar.

BOB PRITCHARD’IN ELİNDE ŞU İPUÇLARI VARDI:
İmzasız mektuplar…
Bir kağıt parçası…
Bir mendil…
Bir çuval…
Bir kriko…
Yarıda kalan bir şarkı…
Eski bir savaş…
Gizli bir görev…
Bir aşk macerası…
Bir defter…

BOB PRITCHARD’IN ŞU SORULARI YANITLAMASI GEREKİYORDU:
Dr. Day, Martha’dan neden nefret ediyordu?
Kağıtta sözü geçen kimdi?
Ashley şüphelerinde haklı mıydı?
Bayan Sinclair’in bildiği neydi?
Cynthia neden üzülüyordu?
Gerald niçin korkuyordu?
Sonunda Martha Bantry’i kim susturmuştu?
Hemşire Gary neden telaşlıydı?
Özel dedektifi kim tutmuştu?
Martha’nın günlüğü neredeydi?

Martha Bantry, kırk dokuz yaşlarında bir bayandır. Çıkrıkta Çin köpeğinin tüylerini bükerken, arkadan şiddetli şekilde başına darbe alarak ölmüştür. Tam öldürülürken olanca sesi ile şarkı söylemektedir.
Martha Bantry, köyde hiç sevilmeyen hatta nefret edilen bir kişiydi. Herkesi dedektif gibi takip ederdi. Birçok kişinin herkesten sakladığı sırrını biliyordu. Bu sırları da bir mektup halinde kurbanlarına yollar ve tehdit ederdi. Yani Martha ölünce herkes rahatlamıştı. Öldürmeye en yakın isimler Dr.Timothy Day, Jane Ashley, emekli binbaşı Edgar Templeton idi.
Dr.Timothy hastasının karısı ile ilişkideydi, hastası içki bağımlısıydı. Hastasının karısı ile köyün dışında bir otelde buluşmuşlar ve Martha Bantry bundan haberdar olmuştu. Tehdit mektubu yazarak doktoru ve sevgilisini zor duruma düşürmüştü.
Emekli binbaşı Edgar Templeton köyün en zengin ve en sert kişisiydi, herkese emirler yağdırırdı. Onun da sırrını Martha Bantry öğrenmişti. Mr.Templeton Kore Savaşına katılmıştı, aslında bir erdi. Kore Savaşında kimsesi olmayan komutanı ölünce tüm mirası kendisi almıştı. Mr. Templeton’un bir karısı vardı, karısı bir aşçıydı ve kimsenin onu tanımasını ve geçmişini öğrenmesini istemiyordu. Bu nedenle savaşta öldüğü izlenimini uyandırarak, köye yerleşmişti. Fakat sırrı öğrenilmiş ve o da mektuplarla tehdit ediliyordu.
Aslında Martha Bantry’i, herkese kötülük yapmasından dolayı rahip öldürmüştü. Rahip ölmek üzereydi ve ölmeden önce herkese iyilik yapmak istemişti, fakat bunu bilmeyen polis teşkilatı suç aleti bahçesinde gömülü bulunan binbaşıyı yakaladı. Binbaşı Martha Bantry’i öldürmemişti. Fakat kendi karısını ortaya çıkmaması için öldürmüştü. Bunu bilen rahip , Bob Prıtchard ve Laura Sinclaır polise gerçeği hiçbir zaman söylemediler. Yaşlı binbaşı Edgar Templeton da cinayet suçundan hapse girdi.

Agatha Christie Ölümün Sesi” üzerine 2 düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>