Cevdet Bey ve Oğulları Orhan Pamuk

Nişantaşı’lı bir ailenin üç kuşak boyunca süren serüvenlerini anlatan bu kitap ev içlerinin renklerini, zamanın akışını, günlük sıradan konuşmaları akılda yer eden kahramanlar aracılığıyla saptarken okuma geleneksel romandan alınacak hazları bütünüyle veriyor.
Kitap üç ana bölümden ve 92 alt başlıktan oluşmaktadır.
Yüzyılımızın başında Padişah Abdülhamit’in son yıllarında küçük bir dükkan sahibi, ilk Müslüman tüccarlardan Cevdet Bey’in tutkusu hem işlerini büyütmek, zenginleşmektir, hem de “Batılı Anlamda” çağdaş modern bir aile kurmak. Kökü taşraya uzanan kendi geleneksel ailesini bir yana bırakarak bu isteklerini gerçekleştirmeye girişen yalnız ve tüccar Cevdet Bey’in ve oğullarının günümüze uzanan hikayesi bir anlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin özel hayatının da hikayesidir.
Olaylar hikayenin kahramanı Cevdet Bey’in evlenmeden önceki hayatından başlar. Cevdet Bey annesi ile birlikte oturan bekar bir genç adam olup evlenmeyi düşünmektedir. Evlenmek istediği bayan Batı terbiyesi almış tahsilli, iyi ve soylu bir ailenin kızı Nigan hanımdır. Nigan hanım Cevdet Bey’in tasarladığı bir bayan olup Şükrü Paşa’nın kızıdır. Bu evlilik görücü usulü gerçekleşir. Cevdet Bey Nişantaşı’ndan bir konak kiralar ve zaman içinde burayı satın alır. Olaylar bu konakta başlar.
Cevdet Bey o zamanın ilk ve tek Müslüman tüccarlarından biri olup kerestecilik imalatı ile meşguldür. Zamanla İstanbul’un bir çok yerinde kereste depoları olur. Cevdet Bey’in bu evlilikten üç çocuğu olur, Muhittin, Refik ve Ayşe. Muhittin babası gibi ticaretle ilgilenir ve evlenince de ailesi ile birlikte oturmaya devam eder. Refik ise ticaretten bir o kadar uzaktır, evde yaşamayı tercih eder. İçine kapanıktır, yazarlık denemeleri yapmaktadır. Ayşe ise öğrenimine eve gelen öğretmenler sayesinde devam eder, müzikle ilgilenir, annesi gibi o da Batı tarzında yetiştirilen bir bayandır.
Aile sosyetik bir yaşam tarzında kışları İstanbul’da yazları Heybeli adadaki yazlık evlerinde yaşarlar. Kitapta olaylar yıllar sonra Refik’in oğlu Osman’ın ağzından hatıra defterinden alınmış tarzda anlatılmıştır. Zamanla Nişantaşı’ndaki Cevdet Bey’in kagir konağı yerine bir apartman yapılır. Cevdet Bey vefat eder. Muhittin ve eşi ayrı eve taşınırlar, Refik’in eşi kendisinden boşanınca oğlu Osman ve annesi Nigan hanımla yalnız kalır. Bir süre sonra bunalıma girerek intihar eder. Osman’ın annesi Perihan Refik’ten ayrılınca başka biriyle evlenir, Ayşe ise İstanbul’dan uzakta bir memurla evlenir, o da aileden ayrılır.
Osman bir üniversite öğrencisi olup zamanında babası Refik’in kaleme aldığı bu hikayeyi tamamlar.

Asrın Operasyonu Hakan Türk

Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak sahip olduğumuz topraklar stratejik öneminin yanısıra doğal güzellikler bakımından da önem arzetmekte ve tabii olarak bilhassa komşu ülkelerin dikkatini çekmektedir. Sıcak harpler döneminin kapanmış olduğu çağımızda, dünya ülkeleri artık soğuk savaş metotlarını kullanarak gayelerine ulaşma yolunu seçmektedirler. Güzel ülkemizin de üzerinde çok yoğun bir soğuk harp karmaşası söz konusudur. Ülkemiz üzerinde gizli düşmanlar çok yoğun istihbarat faaliyetleri yürütmektedirler. Gizli emellerine ulaşabilmek maksadıyla, icap ettiği taktirde terör faaliyetlerine de yasal olmayan ve gizli bir şekilde destek vermektedirler.
Ülkemiz üzerinde kaynatılmakta olan cadı kazanı her ne kadar tehlikeli ve karmaşık olsa da genç ve dinamik Türkiye Cumhuriyeti devletinin iç ve dışta ayakta kalmasını canları pahasına koruyacak ve idame ettirecek kahramanları vardır. Bu kahramanlar başta Türkiye Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Teşkilatı İstihbarat birimleri ve takdire şayan diğer devlet birimleri personelidir.
EYLÜL 1998’te yapılan son MGK toplantısında alınan gizli kararlar gereği değişen güvenlik konseptinin sonucu: Artık Türkiye PKK örgütüne destek veren ve Abdullah ÖCALAN’I barındıran Suriye’ye karşı ilk kez rest çekerek “güç gösterisi” politikasına girmiştir. Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Atilla Ateş, Hatay’ın Reyhanlı İlçesinde halka hitaben yaptığı konuşmada PKK terör örgütüne destek veren Suriye’yi uyarmıştır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman DEMİREL; TBMM.’de yapmış olduğu konuşmada “Suriye’ye karşı sabrımız taşmak üzeredir, mukabelede bulunma hakkımızı saklı tutuyoruz.” Mesajını tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu kanlı terör örgütü lideri ve komuta grubunu topraklarında barındıran ve terör örgütü lideri ve komuta grubunu topraklarında barındıran ve açık destekçisi olan Suriye hükümetine çok net, anlaşılır, haklı ve etkili nihai uyarı idi. Gerilimin artmasından endişe duyan Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, arabuluculuk yapmak maksadıyla, Ankara’ya gelerek temaslarda bulunmuş ama beklediği ilgiyi Türk Makamlarından bulamamıştır. Baskılar sonucu ÖCALAN’ın Suriye’yi terkettiği tespit edilmiştir. Abdullah ÖCALAN Moskova civarında barınırken, Türkiye tüm Avrupa ülkelerini sızma girişimine karşı resmi olarak uyarmıştır.
Köşeye sıkışan ve ne yapacağını bilemez duruma gelen terörist başı Rus resmi makamlarından resmen sığınma ve iltica hakkı talep etti. Rus makamlarının, ÖCALAN’ın talebine sıcak bakması, Türkiye’nin kararlı ve çok sert tavrıyla karşılaşmasına sebep oldu. Türkiye – Rusya ekonomik ilişkilerinin sarsılması durumunda Rusya’nın ne kadar büyük bir zarara uğrayacağı, Türk ekonomisine ne denli bağımlı oldukları Rus yetkilileri tarafından bilinmekteydi. Türkiye Cumhuriyeti devletinin şimşeklerini üzerine çekmek Rusya için olabilecek en kötü durumlardan biridir. Neticede terörist başının Rus topraklarında bulunması ve bunun Türkiye tarafından bilinmesi Rusya’nın tamamen aleyhine idi.
Abdullah ÖCALAN farklı bir isim kullandığı pasaportu ile Roma yakınlarında bir hava limanında yakalandı ve kalp rahatsızlığı nedeniyle, kalmakta olduğu Regina Celia cezaevinden alınarak Palestirina kliniğine götürüldü. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Abdullah ÖCALAN’ın iadesi konusunda ilk resmi başvurusunda bulundu.
4 ŞUBAT 1999 günü 4 gün kadar ortadan kaybolmuş olan terörist başı muhtemelen bir telefon görüşmesiyle yerini belli etmiş MİT, CIA’dan aldığı teknik destekle ÖCALAN’ın Nairobi’deki Yunan elçiliği ikametgahında olduğunu tespit etmiş ve bilgi Ankara’ya intikal etmiştir. Ankara’da devletin zirvesinde yapılan değerlendirmede ÖCALAN’ın yakalanması için bir operasyon yapılması kararı alınmıştır.
15 ŞUBAT 1999 tarihinde Yunan Büyükelçisi Kenya’lı yetkililerle görüştükten sonra Abdullah ÖCALAN’a Avrupa’ya gönderilmesi için Nairobi uluslararası havalimanında bir uçak hazırlandığını söylemiş, hatta kendisinden de bu uçakla yolculuk edeceğini taahhüt etmiştir.
Yine de Abdullah ÖCALAN, dokunulmazlığı olan Büyükelçinin otomobili ile gitmek istemiş, neticede beş araçlık konvoy Büyükelçilik’ten ayrılmış, hareket edilir edilmez tuhaflıklar başlamıştır. Terörist başının üç polisle içinde bulunduğu araç hızla hareket etmiş ve konvoydan kopmuştur. Bu esnada Abdullah ÖCALAN bir iğne ile uyutulmuş ve Türk Timinin beklediği özel uçağın kapısına kadar ilerlemiş ve uçağa teslim edilmiştir. Haini taşıyan uçak 03.49’da Bandırma’ya iniş yapmış ve kanlı terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah ÖCALAN İmralı Cezaevi’ne nakledilmiştir. Bu aşamada tarih 16 ŞUBAT 1999’u göstermektedir.
Terörist olarak nitelenen devletler; Küba, İran, Irak, Libya, Kuzey Kore, Sudan ve Suriye’dir. Türkiye için tehdit oluşturan terör örgütleri ise Hizbullah, Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu (ASALA), Kürdistan İşçi Partisi (PKK), Devrimci Halk Kurtuluş Partisi /Cephesi (DHKP/C)’dir. Terörle mücadelede çok sayıda şehit ve yaralı verilmiştir. Bunlar;
• 4.219 şehit, 9.053 yaralı olmak üzere toplam 13.272 asker,
• 1.387 şehit, 2.216 yaralı olmak üzere toplam 3.603 diğer güvenlik güçleri,
• 5.316 ölü, 5.903 yaralı olmak üzere toplam 11.219 sivil kişilerdir.
Terörist Başı Abdullah ÖCALAN 20 bin suçtan yargılanacaktır. Bu suçlar; 08.11.1984 tarihinde Şırnak Karageçit Köyü’nde 5’i kadın, 4’ü çocuk 9 vatandaşımızın ölümünden, 07.08.1999 tarihinde Bitlis Ahlat Aşağıoluk Köyü’nde bir vatandaşımızın ölümüne kadar olanları kapsamaktadır. Abdullah ÖCALAN’ın verdiği sayfalar dolusu ifadelerin satır başlarına göz attığımızda kimin kiminle nasıl bir ilişkisi olduğunu görülebilir. Özetle bunlar;
35 bin kişinin ölümünden ben sorumluyum. Bunu kabul ediyorum. Şimdi bütün örgüte “kan dökmeyin” çağrısını yapıyorum. Ben hata yaptım. Başlangıçta bağımsız kürdistan adıyla bir devlet hayali kuruyordum. Ancak zaman içerisinde kürt halkına, Türk devleti tarafından tanınan haklarla bu fikrimi değiştirdim. Artık Türk ve kürt halkının aynı sınırlar içerisinde, kardeşçe yaşayabileceğine inanıyorum. Kadınlara düşkünlüğümü herkes biliyor. İnkar etmiyorum. Bu benim zaafım. PKK’nın kurulduğu günden bu yana çok sayıda kadınla birlikte oldum. Sayılarını hatırlamıyorum. HADEP, PKK ile direkt bağlantılı bir parti. HEP ve DEP’te öyleydi. Ben her zaman HADEP yöneticilerine TC yasalarını zorlamamalarını söyledim. Yunanistan makamları beni önce Kenya’ya sonrada Güney Afrika’ya götürme sözü verdi. Kenya’ya gittim. Kenya’da yakalanışım ise nasıl oldu hiç anlamadım. Havaalanına doğru ilerliyorduk. Sonra ne olduğunu bilmiyorum, hatırlamıyorum. Gözlerimi açtığımda kendimi uçakta buldum. Karşımda Türk güvenlik görevlileri vardı.
Kitap, Türkiye’nin yıllardır en büyük sorunu olan ve ülkemizin güçlenmesini istemeyen veya bir biçimde Türkiye’den bazı menfaatler sağlama peşinde olan ülkelerin desteğiyle beslenen PKK terör örgütünün iç yüzünün detaylı bir biçimde ortaya serilmesi ana fikri temelinde şekillendirilmiştir. Yazar, bu ana fikir çerçevesinden ayrılmadan uluslar arası terör kavramını açıklayarak belli başlı terör örgütlerini ve bunları destekleyen ülkeleri açıklamıştır. Ayrıca ülkemizin bütün güvenlik birimlerinin koordineli bir biçimde asrın son büyük operasyonunu başarıyla gerçekleştirmişlerdir. Bu türden operasyonlar için Türkiye’nin her açıdan hazır ve donanımlı olduğu, ön plana çıkan diğer bir önemli noktadır.
Kitabın içeriğinin ülkemiz kamuoyu açısından yeni olan tarafı, Abdullah ÖCALAN’ın yakalanmasını bütün detayları ile açıklaması ve PKK’nın bağlantılı olduğu diğer kişi veya kurumların dış bağlantılarını ayrıntılı olarak ortaya koymasıdır. Titiz ve dikkatli bir çalışma ve derinlemesine bir araştırmanın ürünü olan kitap konunun ilgilileri için önemli bir başvuru kaynağı olacaktır.

Zaman Hayattır Alan Lakein

1. Zamanınız Niçin Sizin İçin Önemli Olmalı?

Hiçbir şey zamanın yerini tutamaz, zaman geri döndürülemez. İşte bu nedenle zaman hayattır. Zamanınızı boşa harcamak hayatınızı harcamaktır, ama zamanınızı iyi bir şekilde kullanabilmek, hayatınızı iyi kullanabilmek ve hep en iyi sonuçları almak demektir.
Bir zaman planlaması ve hayattaki hedefler danışmanı olarak, şu anda zamanlarının en iyi nasıl değerlendireceğini belirleyip hayatlarının kontrolünü eline alabilmeleri konusunda binlerce insana yardımcı olan yeni sistem yarattım.
Ben burada herşeyi en kısa zamanda en az çaba harcayarak halletmeye çalışmıyorum, insanların yaptıkları şeylere daha fazla düşünme olayı sokmaya çalışıyorum, bu düşünceyi çıkarmayı değil. Bu sistemde sadece zamanı daha etkili kullanmanıza yardımcı olabilirim. Bu da hayatınızdaki en önemli şeydir.

2. Kazancınız Hayatınızın Kontrolü

Kontrol bu kitaptaki anahtar kavramlardan biridir. Zamanınıza ve hayatınıza uygulayabileceğiniz kontrol ne çok sıkı (örn: tutku, gerginlik, sabit fikirlilik), ne de çok gevşek (örn: miskinlik, kayıtsızlık, tembellik) olmalıdır. Böyle bir kontrol işleri tamamlayabilmenizi tamamlayabilmenizi ve ayrıca da esnek olup anında müdahale edebilmenizi sağlar. Hedef dengedir.
Üç ünlü tipten örnek vermek gerekirse; fazla organize kişi, iş bitirici ve saat kurdu. Bu aşırı uçlardan hiç biri zamanı ve hayatı nasıl kullanmak istediğini tam anlamı ile bilen biri, böyle planlardan kurtulması gerektiğine karar verebilir. Biraz zıtlık varmış gibi gelebilir, ama sanırım bu kitabın sonunda siz de zamanınız ve hayatınızı daha fazla kontrol edebilmenin daha fazla özgürlük anlamına geldiğine katılacaksınız.

3. Kendinizi Koyuverin, Kaçın, YA Da karar verin:

Başkalarından gelen bazı talepleri içtenlikle kabullenmelisiniz. Bir şey sizin için olmasa da önem verdiğiniz biri için önemliyse birbirinize bağımlı bir hayat yaşadığınız ve bunun da zamanınızı bir yere kadar paylaşmanız gerektiği anlamına geldiğini kendinize hep hatırlamalısınız. Bazen başkalarının yapmanızı istediği şeyleri yapmanız gerekir. Ama her zaman değil. Herkesin üzerinde her durumda serbest seçim yapmayı imkansız kılan sınırlamalar vardır. Ama çoğu zaman istediğiniz kararı vermekte serbest olursunuz. Dış faktörlerin hayatınızı kontrol ettiğini düşünerek, belki de kendinizi kandırıyorsunuz. Kontrolün sizde olduğu alanlarda bile çok iyi bir iş çıkarmaya alabilirsiniz.
Hayatınızda her türlü büyük değişiklikte rol ayarlamaları zorunludur. Geçmiş konumuzdan çok şimdi konumunuz için doğru olan zaman seçimleri yaptığınızda emin olmak istemelisiniz. Karar vermeyi zorlaştıran bir çatışma çeşidi, uzun vadeliye karşılık kısa vadeli hedeflerdir. Ama ne yaparsanız yapın, eğer işinizi ve aklınızı korumak istiyorsanız kısa vadeyle uzun vade arasındaki çatışmayı çözmeniz gerekir.
Zaman kullanımınız her yıl, ay, hafta, gün ve dakika ne yapacağınız ve bunu nasıl yapacağınız üzerine verdiğiniz irili ufaklı binlerce kararın ve seçeneklerin sonucudur. Karar verirken alışkanlıklar, başkalarının talepleri, anlık durum, ihmal, bilinçli karar gibi durumlar vardır, sonuçlar farklıdır. Kendinizi koyuverebilir, hayale dalabilir ya da kaçabilirsiniz, ama karar da verebilirsiniz.

4. Kontrol Planlama İle Başlar:

Planlama, bir konuda şimdiden bir şeyler yapabilmeniz için geleceği bugüne taşımaktır. Planlama ve seçim yapmak çoğunlukla zor işlerdir. Özenli bir düşünme ve karar verme işlemini gerektirir. Ayrıca öncelik saptarken kullandığınız ölçütleri de farketmenizi sağlar. İster uzun vadeli ister orta ve kısa vadeli olsunlar planlama yaparken, bir liste yapın ve öncelikleri belirleyin. Listedeki her madde aynı önemde olmayacaktır. Listeyi yaptıktan sonra şu anda sizin için neyin önemli olduğuna öncelikleri saptayın. Öncelikleri de belirtmeden hiçbir liste tam olmaz. Her liste çok yüksek değeri olan maddelerin soluna büyük “A”, orta değerde olanların soluna büyük “B” harfini ve düşüşk derecedekilere büyü “C” harfini yazın. Böylece iyi bir planlamanızla en az zamanı yatırarak en fazla yararı sağlayabilirsiniz.

5. Hayattan Gerçekten Neler İstiyorsunuz:

Elinize bir kağıt alın ve hayattaki hedeflerinizi yazınız. Fakat değişik yaşlarda değişik cevaplar vereceğinizin farkında olmalısınız. Bu yüzden hayattaki hedeflerimizi, şu andan başlayarak ve bugünkü bakış açımıza göre hayatınızı nasıl gördüğünüzü temsil eden hedefler olarak düşünmelisiniz. Elinizde bir hedef listesi var, ama büyük bir olasılık ile o kadar çok şey düşündünüz ki hepsini gerçekleştirecek zaman yok. Bu zaman eksikliği hedef çatışmalarına yol açar. Listenizdeki çeşitli hedeflerin çatışmaları rahatsız edici durumda olmak zorunda değil. Hedef çatışmaları öncelikler belirlenerek çözümlenebilir. Hayattaki hedeflerin saptanması değişmez değildir ve periyodik olarak yenilenmelidir. Siz büyüdükçe hayattaki hedefler saptamanızda büyümeli.

6. Hemen Şimdi Başlayın:

Hayattaki hedefleri saptamanız, ideal geleceğinizin neye benzediğine dair daha net bir fikir oluşturarak geleceğinizi bugüne taşımanıza yardımcı olur. Zamanınızı planlamanın ikinci adımı, hedefler saptamasının kaldığı yerden başlar. Uzun vadeli hedeflerinize ulaşabilmek için şimdi yapabileceğiniz belirli işlere karar vermenize yardımcı olur. Hem uzun vade hem de kısa vade düzeylerinde iyi plan yaptıysanız, hedeflerle yapılacak işler biçilmiş kaftan gibi uyuşacaktır. Kısa vadeli planlarda belirlenen hedeflerin gerçekleştirilmesine katkıda bulunuyor olacaktır.

7. Program Yapmanın Yararları:

Temel günlük işler, daha önceden verilmiş sözler, acil durumlarda birleştiğinde herkesin, hayattaki bir hedefinin peşinden koşmak için bir iki dakikaya sahip olma hayalini yerle bir edebilir. Ama bunun olmasına gerek yok. Herşey bu kaçınılmaz zaman yiyicilerin ne kadar iyi farkettiğinize ve tabi başa çıktığınıza ve kendiniz için zaman yaratmaya hazır olup olmadığınıza bağlıdır. Benim bildiğim başka bir yol yok. Hayattaki önemli hedeflerimizi gerçekleştirme olasılığınızı arttırmak için her gün zamanınızı yeniden planlamalısınız. Ne kadar meşgul olursanız olun plan yapmaya hep zaman ayarlamalısınız. Ne kadar meşgul olursanız olun hep plan yapmaya zaman ayırmalısınız. Herhangi bir şeye ayıracak ne kadar az zamanınız olduğunu düşünüyorsanız, zamanınızı özellikle planlamanız o kadar çok önem kazanır. Plan yapmak için günün başında veya sonunda on dakika ayırın, çabalarınızın karşılığını bin kat aldığınızı göreceksiniz. Hiçbir çeşitliliği olmayan ağır programlar yapma ve bunları harfiyen uygulama konusundaki katılık, insanda saat tarafından yönetildiği hisse yaratır ve tek gözü hep saate olarak yaşamak da çok sevimsiz olabilir. Özenle planlanan ve sonra da iyi kullanılan birbirleriyle dengelenmiş, programlı ve programsız zamanlar hayatınızın daha rahat akmasını ve daha az sorun çıkmasını sağlayabilir.

8. Varlığından Bile Habersiz Olduğunuz Zamanı Nasıl Bulacaksınız?

Eğer işleri rahatlatmaya ve “hiçbir şey yapmamaya” zaman bulacağınız biçimde ayarlarsanız daha çok şeyi başarabilirsiniz ve bunu da çok büyük bir zevk alarak yaparsınız. Geçiş zamanınızı çok iyi değerlendirmeniz bir avantaj sağlayabilir. Her anımızı, yani yoldaki geçen zamanı, araları, yemeklerin aralarını, en iyi şekilde değerlendirmek gerek.
En büyük parçalanmamış zaman bloğu uyku zamanıdır. Doktorların bulgularına göre birçok insan fiziksel bir gereksinim olmadığı halde bir çok saatini uykuda geçiriyor. Bu alışkanlıklar değiştirildiğinde ve bun insanlar daha az uykuyla idare etmeye alıştıklarında genellikle sağlık ve verimliliklerinde bir çok değişiklik olmadığı gözleniyor. Fazladan dakikalarınız oluştukça üzerlerine atlayıp bunları hayattaki hedef/A’lık iş zamanına çevirmeye hazırsanız hayattaki hedeflerinize ulaşma yolunda bir başlangıcı araya bir yere sıkıştırabilirsiniz.

9. Önceliklerinizi En İyi Şekilde Değerlendirin:

Tepedeki İnsanların da, aşağıdaki insanların da yapacaklar listelerden haberleri var, ama aralarındaki farklardan biri de tepedeki insanların zamanlarını daha iyi kullanabilmek için her gün için bir yapacaklar listesi oluşturmaları; aşağıdaki insanların ise bu araçtan haberleri olduğu halde onu etkili biçimde kullanmalıdır. Daha fazla şey başarmanın gerçek sırlarından biri, her gün bir yapılacaklar listesi hazırlamak, onu ortalıkta tutmak ve gün içinde yaptığınız işlerde bir rehber olarak kullanmaktadır. Ve bu listeyi kafada tutmak değil, yazmak etkili olandır.

10. Yapılmadan Kalması Daha İyi Olan İşler:

Ne kadar da sık rutin işlere (İşleri verimli bir biçimde yürüttüğümüz hissi ile tatmin olmak için) dalıp da, daha önemli işleri, yetersiz yapıyormuş duygusundan kurtulmak için yapmadan bırakırız. Ama 80/20 kuralına göre bu surunu aşabiliriz. 80/20 kuralına göre “Tüm maddeler değer sırasına göre yerleştirildiğinde toplam değerin %80’i, maddelerin yalnızca %20’sinden, kalan %20’lik değer de maddelerin diğer %80’inden gelir.”Bu oran 80/20 kuralının %80 geçerli olduğunu göreceksiniz. 80/20 kuralı, on maddelik bir listedeki değerlerin çoğun(%80) sağlayacağını belirtir. Bu iki maddeyi bulun, onları A olarak belirleyin ve yapın. Kalan sekiz tanenin çoğu kalsın, çünkü bunların sağlayacağı değer, en yüksek değerli iki maddenin sağlayacağından çok daha azdır.

11. Kendinizi Ve Diğer İnsanları İdare Etmek İçin:

Hiçbir zaman herkesin istediği herşeyleri yapamazsınız, herşeyi birden yetiştirmek için yeterli zaman yoktur. Ricacı olan kişinin sizin için önemine ve istenen şeyi yapmazsanız oluşacak sonuçlara öncelikler belirlemelisiniz. Sizden istenen şey ya da bunu isteyen kişi sizin için önemsizse isteği geri çevirmeyi seçebilirsiniz (hiç değilse ilk seferinde) Önünüze çıkan bu ricaların bir kısmı kısa zamanda unutulur ya da ricacının gözünde C’lik hale gelir ve yapılması bile gerekmez. Bazen en iyi çözüm daha işin başında “Hayır” demektir. Derhal uygun bir şekilde ve nezaketle kullanılan bu tek sözcük size çok zaman kazandırabilir. Başkalarının zamanınızı parça parça etmesine izin vermek önemlidir. Ama “Hayır” dediğimizde kabul edilmesini sağlarken acımasızca ya da haksızlık yapıyor gibi görünmemelisiniz, ve bunun ne kadar zor olduğunu da herkes bilir.
Başkalarının isteklerinin sizi dibe çekmesini önlemek için bir çok stratejiden hangisini seçerseniz seçin, düşünceli olmanız her zaman yararınızadır. Başka insanlar ve onların zamanları konusunda düşünceli olmak için özel bir çaba harcarsanız onların da size ve zamanınıza saygı duyma olasılığı büyük olur.

12. Kendiniz İçin Sessizlik Zamanı Yaratın

Öncelikle sizi kimler rahatsız ediyor?Çoğunlukla V.U.P.’ler mi?Bunu öğrenmenin yararlarını göreceksiniz. Bu durumdan gerçekten rahatsız oluyorsanız ilk yapılacak şey telefonların ve ziyaretçilerin bir kaydını tutmaktır. Bu kayıt,zaman katillerinin belirli bir düzeni olup olmadığını,kim olduklarını ve ne istediklerini gösterecekti. Kaydı incelediği zaman 80/20 kuralının geçerli olduğunu gördü. Ziyaretçilerin %20’si,onu %80 oranında rahatsız edenlermiş. Bu tür olayları çözümler bunlara karşı hazırlıklı olursak kendimize zamanlar yaratabiliriz.

13. Laken’in Sorusunu Sorun

Hayattaki hedefleri saptamanız,yapılacaklar listeniz ve zaman programınız size,zamanınızı nasıl harcayacağınız konusunda temel bir kontrol olanağı sağlar. Bunlardan her biri çok önemli bir planlama aracıdır. Ama vermeniz gereken acil kararlar için düşünülmemişlerdir.
Gün içinde ihtiyacımız oldukça kendinize Lakein’in sorusunu sorun. Lakein’in sorusu şudur ; şu anda zamanımı en iyi nasıl değerlendirebilirim?Her yeni huy gibi Lakein’in sorusunu sormak da biraz pratik işidir. Bu rutine alıştıkça güveninizin arttığını ve sürekli daha ilk seferinde iyi cevaplar üretmeye başladığınızı göreceksiniz.

14. Delikli Peynir Yöntemi

İyi tanımlanmamış hedefler ve önceliklerle dolu,özenle düşünülerek hazırlanmış bir plan zamanınızı( ve de hayatınızı ) kontrol altına alma yolunda atılmış dev bir adım da olsa,iyi planlamacıların bile çoğunlukla unutmayı başardıkları bir ayrıntı vardır ; her araç gibi bir planda sadece kullanılırsa değerlidir. Eylemle hayata geçirmediğiniz sürece en iyi yaklaşımın altında yatan sav,beş dakika yada daha az bir zamanda bir şeylere başlamamanın gerçektende mümkün olduğudur. Bir kere başladıktan sonra kendinize devam etme şansı vermiş oluyorsunuz.

15. İşler ile ilgili kalmak için uyarı Değişiklikleri Yaratmayı Deneyin

Birçok işe bir kere başladığınızda sonuna kadar götürebilirsiniz. Çoğu işler tıpkı son sayfayı okuyana kadar tekrar tekrar sizi kendisine çeken güzel bir kitap gibi bir süre için bırakıp daha sonra devam etmemiz gerekse bile ilk ilginizin sizi kolayca can alıcı noktaya taşımasına yetecek kadar kısa yada etkilidir.

16. Bazen Yavaşlamak İşinize Yarar

Bazı durumlarda anlık işler yada uyarı değişiklikleri gibi teknikler A1’e karşı fazla kuvvetli bir hoşnutsuzluk yada nefret duyduğunuz için oyalanmayı önleme konusunda işe yaramayabilir. A1’e olan nefretinizi yenmeye yardımcı olmak için şu üç yolu kullanın:
1- Sevimsizlikle doğrudan yüzleşin
2- Gecikmeden kaynaklanacak daha büyük sevimsizlikleri fark edin
3- Sevimsizliği dengeleyecek bir şevk yaratın

17.Korkunun Yolunuza Çıkmasına İzin Vermeyin

Kaç kere hara yapmaktan korktuğunuz için önemli birşeyleri yapmaktan kaçtınız? Yada kızmaktan korktuğunuz için? Yada kendinizi suçlu hissetmekten? Yada başkalarını inciltmekten? Yada ret edilmekten? Eminin birçok defa yapmışsınızdır bunu. Sizinde yıllardır beslediğiniz korkularınızı ilk defa yenmeye çalıştığınızda herşeyin bu kadar iyi gideceğiniz pek tahmin etmiyorum. Böyle bir durumda bu korkuyu yok etmek, sınırlamak, judolama ve şişirme yolunu denemek gerekir.

18.Gecikmenin Gerçek Bedeli

İşlere sarılmadan önce bazen beklemek gerekir. Kendinize teslim tarihinden önce biraz zaman tanıyın. Baskı tam olarak oluşmamışta olsa biraz daha erken başlamayı deneyin. Bence iyi çalışmak için gerekli baskı düzeyini ayarlamayı azaltmayı denedikçe iradenizi kuvvetlendirdiğinizi göreceksiniz. Yeni bir bağımsızlık ve kendine güven duygusu kazandığınızı fark edeceksiniz. Kendinizi daha rahat hissedecek ve zamanınızı ve hayatınızı daha iyi kontrol edebildiğinizi keşfedeceksiniz.

19.Yararları Uygulamayı Öğrenin

Eğer oldukça sıradan bir işse onbeş dakika içinde ne kadarını bitirebildiğinizi ya da işi yaparken ne kadar kaygısız olabileceğinizi deneyin. İşi yapmanıza yardımcı olacak herşey değerlidir. Bunlar Şevkinizi artırarak işinizi tamamlamanızı sağlar ve yapay şevklendirmeler bile yardımcı olabilir. Yararları vurgulayın ve A1’i bitirmeye daha yaklaşın.

20.Kaçtıktan Sonra Nasıl Geri Döneceksiniz

Eğer oyalanmanız gerekmiyorsa, bunu nasıl olumlu bir hale getirebileceğinizi göreceğim. Bir koltuğa oturun ve hiçbir şey yapmayın. Onbeş yada yirmi dakika hiçbir şey yapmadan oturuyorsanız kendinizi çok rahatsız hissetmeye başlarsınız. A1 oradan yüzünüze bakıyordur. Ve siz hiçbir şey yapmıyordur. Hayattaki bir hedefinizi gerçekleştirmek için kullanabileceğiniz değerli dakikalar geçip gitmekte ve siz bir koltukta oturup hiçbir şey yapmamakta meşgulsünüzdür. Kendimi oyalanırken bulduğumda demin kullandığım teknik budur ve on dakika sonra hemen ayaklanıp A1’nizin peşinden koşmaya başlayın.

21.Elinden Gelenin En İyisini Yapıp Bunu Başarı Olarak Değerlendirin

Hayat yalnızca en iyi cabalar bazında yaşanabilir. Geriye bakıp daha iyisini yapabilirim demek gerçekçi değildir. Daha iyisini yapmayı hayal edebiliyorsunuzdur. Ama bunlarda deneyim kazanarak bunları irdeleyerek sizde bu düşündüklerimizden daha iyisini yapabilirsiniz. Yeter ki elinizden gelenin en iyisini yapın.